4782. Hadis
حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْمُخْتَارِ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي سَالِمٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ زَيْدَ بْنَ حَارِثَةَ، مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا كُنَّا نَدْعُوهُ إِلاَّ زَيْدَ ابْنَ مُحَمَّدٍ حَتَّى نَزَلَ الْقُرْآنُ {ادْعُوهُمْ لآبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِنْدَ اللَّهِ}.
Bize Muallâ bin Esed tahdis etti, bize Abdülaziz bin el-Muhtar tahdis etti, bize Musa bin Ukbe tahdis etti, [şöyle] dedi: Bana Salim, Abdullah bin Ömer radıyallahu anhümâ'dan [naklen] (şöyle) tahdis etti: Biz, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in azadlısı Zeyd bin Hârise'yi, [hakkında] Kur'an'daki: “Onları babalarına nispet ederek çağırın; bu, Allah katında en doğru olandır” (Ahzâb, 5) ayeti ininceye kadar hep “Muhammed oğlu Zeyd” diye çağırırdık.