4828. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرٌو، أَنَّ أَبَا النَّضْرِ، حَدَّثَهُ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَاحِكًا حَتَّى أَرَى مِنْهُ لَهَوَاتِهِ، إِنَّمَا كَانَ يَتَبَسَّمُ. قَالَتْ وَكَانَ إِذَا رَأَى غَيْمًا أَوْ رِيحًا عُرِفَ فِي وَجْهِهِ. قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوُا الْغَيْمَ فَرِحُوا، رَجَاءَ أَنْ يَكُونَ فِيهِ الْمَطَرُ، وَأَرَاكَ إِذَا رَأَيْتَهُ عُرِفَ فِي وَجْهِكَ الْكَرَاهِيَةُ. فَقَالَ " يَا عَائِشَةُ مَا يُؤْمِنِّي أَنْ يَكُونَ فِيهِ عَذَابٌ عُذِّبَ قَوْمٌ بِالرِّيحِ، وَقَدْ رَأَى قَوْمٌ الْعَذَابَ فَقَالُوا {هَذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَا}"
Bize Ahmed [bin Salih] tahdis etti, bize İbn Vehb tahdis etti, bize Amr [bin el-Hâris] haber verdi, Ebu'n-Nadr [Sâlim bin Ebî Ümeyye] ona Süleyman bin Yesâr'dan, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in zevcesi Aişe radıyallahu anhâ'dan [naklen] tahdis etti; [Aişe] şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i, küçük dilleri [lehevât] görünecek derecede kahkahayla gülerken hiç görmedim; o sadece tebessüm ederdi. Yine [Aişe] dedi ki: [Resulullah] bir bulut veya rüzgar gördüğünde [yüzünde bir endişe] belirirdi. Ben: “Ey Allah'ın Resûlü! İnsanlar bir bulut gördüklerinde, onda yağmur olduğu ümidiyle sevinirler. Fakat ben seni görüyorum ki bir bulut gördüğünde yüzünde bir hoşnutsuzluk [endişe] beliriyor?” dedim. [Resulullah]: “Ey Aişe! O bulutun içinde bir azap olmayacağına dair bana kim teminat verebilir? Nitekim [geçmişte] bir kavim [Âd kavmi] rüzgarla azap olunmuştu. O kavim azabı [bulut şeklinde] gördüklerinde: ‘İşte bu, bize yağmur getirecek bir buluttur’ (Ahkâf, 24) demişlerdi” buyurdu.