4925. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ،. وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، فَأَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ يُحَدِّثُ عَنْ فَتْرَةِ الْوَحْىِ فَقَالَ فِي حَدِيثِهِ " فَبَيْنَا أَنَا أَمْشِي إِذْ سَمِعْتُ صَوْتًا مِنَ السَّمَاءِ فَرَفَعْتُ رَأْسِي فَإِذَا الْمَلَكُ الَّذِي جَاءَنِي بِحِرَاءٍ جَالِسٌ عَلَى كُرْسِيٍّ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ، فَجَئِثْتُ مِنْهُ رُعْبًا فَرَجَعْتُ فَقُلْتُ زَمِّلُونِي زَمِّلُونِي. فَدَثَّرُونِي فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى {يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ} إِلَى {وَالرِّجْزَ فَاهْجُرْ} ـ قَبْلَ أَنْ تُفْرَضَ الصَّلاَةُ ـ وَهْىَ الأَوْثَانُ ".
Bize Yahya bin Bükeyr tahdis etti, bize Leys tahdis etti, Ukayl'den, o İbn Şihâb'dan [naklen]. Ve [yine] bana Abdullah bin Muhammed tahdis etti, bize Abdurrazzak tahdis etti, bize Ma'mer haber verdi, Zührî'den [İbn Şihâb'dan], o Ebu Seleme bin Abdurrahman'dan, o Câbir bin Abdullah radıyallahu anhumâ'dan [naklen] dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'i, vahyin kesilme dönemini anlatırken işittim. Hadisinde şöyle buyurdu: “Ben yürürken birden gökyüzünden bir ses işittim. Başımı kaldırdım. Bir de ne göreyim; Hira'da bana gelen o melek, gökle yer arasında bir kürsü üzerinde oturuyor! Ondan dolayı dehşete kapıldım. Döndüm ve: ‘Beni örtün, beni örtün!’ dedim. Beni örttüler. Bunun üzerine Allah Teâlâ: ‘Ey örtünüp bürünen!’ ayetinden; ‘Pislikten uzak dur!’ ayetine kadar indirdi.” -[Bu olay] namaz farz kılınmadan önceydi.- [Buradaki] ‘Ricz’ [pislik], putlar demektir.