Kur'an'ın Faziletleri Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4985. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا عَطَاءٌ،‏.‏ وَقَالَ مُسَدَّدٌ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، قَالَ أَخْبَرَنِي صَفْوَانُ بْنُ يَعْلَى بْنِ أُمَيَّةَ، أَنَّ يَعْلَى، كَانَ يَقُولُ لَيْتَنِي أَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ يُنْزَلُ عَلَيْهِ الْوَحْىُ، فَلَمَّا كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِالْجِعْرَانَةِ وَعَلَيْهِ ثَوْبٌ قَدْ أَظَلَّ عَلَيْهِ وَمَعَهُ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِهِ إِذْ جَاءَهُ رَجُلٌ مُتَضَمِّخٌ بِطِيبٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ تَرَى فِي رَجُلٍ أَحْرَمَ فِي جُبَّةٍ بَعْدَ مَا تَضَمَّخَ بِطِيبٍ فَنَظَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سَاعَةً فَجَاءَهُ الْوَحْىُ فَأَشَارَ عُمَرُ إِلَى يَعْلَى أَنْ تَعَالَ، فَجَاءَ يَعْلَى فَأَدْخَلَ رَأْسَهُ فَإِذَا هُوَ مُحْمَرُّ الْوَجْهِ يَغِطُّ كَذَلِكَ سَاعَةً ثُمَّ سُرِّيَ عَنْهُ فَقَالَ ‏"‏ أَيْنَ الَّذِي يَسْأَلُنِي عَنِ الْعُمْرَةِ آنِفًا ‏"‏‏.‏ فَالْتُمِسَ الرَّجُلُ فَجِيءَ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ أَمَّا الطِّيبُ الَّذِي بِكَ فَاغْسِلْهُ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، وَأَمَّا الْجُبَّةُ فَانْزِعْهَا ثُمَّ اصْنَعْ فِي عُمْرَتِكَ كَمَا تَصْنَعُ فِي حَجِّكَ ‏"‏‏.‏

Ebu Nuaym bize tahdis etti. [Dedi ki:] Hemmam bize tahdis etti. [Dedi ki:] Ata bize tahdis etti. Ve Müsedded dedi ki: Yahya bize tahdis etti. [O], İbn Cüreyc'den; [o] şöyle dedi: Ata bana haber verdi. [Dedi ki:] Safvan b. Ya'la b. Ümeyye bana haber verdi ki, Ya'la şöyle derdi: “Keşke Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i kendisine vahiy indirilirken görsem!” Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Ci'rane'de iken üzerinde kendisini gölgelendiren bir örtü vardı ve yanında ashabından bazı insanlar bulunuyordu. O sırada koku sürünmüş bir adam geldi ve: ‘Ey Allah'ın Resulü! Koku süründükten sonra cübbe içinde ihrama giren adam hakkında ne dersin?’ dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir süre baktı, sonra ona vahiy geldi. Ömer, Ya'la'ya ‘Gel’ diye işaret etti. Ya'la geldi ve başını (örtünün altına) soktu. Bir de baktı ki onun (Peygamberin) yüzü kıpkırmızı olmuş, bir süre horlar gibi ses çıkarıyordu (ağır nefes alıyordu). Sonra ondan bu hal gidince buyurdu ki: ‘Az önce bana umre hakkında soru soran nerede?’ Adam arandı ve Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e getirildi. Buyurdu ki: ‘Süründüğün kokuyu üç defa yıka, cübbeyi çıkar, sonra haccında ne yapıyorsan umrende de aynısını yap.’”