5344. Hadis
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا شِبْلٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، {وَالَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَاجًا} قَالَ كَانَتْ هَذِهِ الْعِدَّةُ تَعْتَدُّ عِنْدَ أَهْلِ زَوْجِهَا وَاجِبًا، فَأَنْزَلَ اللَّهُ {وَالَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَاجًا وَصِيَّةً لأَزْوَاجِهِمْ مَتَاعًا إِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ إِخْرَاجٍ فَإِنْ خَرَجْنَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا فَعَلْنَ فِي أَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍ} قَالَ جَعَلَ اللَّهُ لَهَا تَمَامَ السَّنَةِ سَبْعَةَ أَشْهُرٍ وَعِشْرِينَ لَيْلَةً وَصِيَّةً إِنْ شَاءَتْ سَكَنَتْ فِي وَصِيَّتِهَا، وَإِنْ شَاءَتْ خَرَجَتْ، وَهْوَ قَوْلُ اللَّهِ تَعَالَى {غَيْرَ إِخْرَاجٍ فَإِنْ خَرَجْنَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ} فَالْعِدَّةُ كَمَا هِيَ، وَاجِبٌ عَلَيْهَا، زَعَمَ ذَلِكَ عَنْ مُجَاهِدٍ. وَقَالَ عَطَاءٌ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ نَسَخَتْ هَذِهِ الآيَةُ عِدَّتَهَا عِنْدَ أَهْلِهَا، فَتَعْتَدُّ حَيْثُ شَاءَتْ، وَقَوْلُ اللَّهِ تَعَالَى {غَيْرَ إِخْرَاجٍ}. وَقَالَ عَطَاءٌ إِنْ شَاءَتِ اعْتَدَّتْ عِنْدَ أَهْلِهَا، وَسَكَنَتْ فِي وَصِيَّتِهَا، وَإِنْ شَاءَتْ خَرَجَتْ لِقَوْلِ اللَّهِ {فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا فَعَلْنَ}. قَالَ عَطَاءٌ ثُمَّ جَاءَ الْمِيرَاثُ فَنَسَخَ السُّكْنَى، فَتَعْتَدُّ حَيْثُ شَاءَتْ، وَلاَ سُكْنَى لَهَا.
Bana İshak bin Mansûr tahdis etti, [o] bize Ravh bin Ubâde haber verdi, [o] bize Şibl tahdis etti, [o] İbn Ebî Necîh'ten, [o] Mücâhid'den; {Sizden vefat edip de geride eşler bırakanlar...} ayetleri hakkında dedi ki: “Bu iddetin kocasının ailesinin yanında geçirilmesi vacipti. Sonra Allah: {Sizden vefat edip de geride eşler bırakanlar, eşlerine, evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Şayet (kendiliklerinden) çıkarlarsa, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerden dolayı size bir günah yoktur} ayetini indirdi.” Mücâhid dedi ki: “Allah senenin tamamını -yedi ay yirmi geceyi-, (ek bir) vasiyet kıldı. Dilerse vasiyetinde (hakkını kullanarak evde) oturur, dilerse çıkar. Bu, Yüce Allah'ın: {...çıkarılmaksızın... Şayet çıkarlarsa, size bir günah yoktur} kavlidir. Yani iddet (dört ay on gün) olduğu gibidir, bu ona vaciptir.” Atâ dedi ki: İbn Abbâs şöyle dedi: “Bu ayet, kadının ailesi yanındaki iddetini neshetti. Artık o dilediği yerde iddet bekler. —Bu, Yüce Allah'ın: {çıkarılmaksızın...} kavli(nin hükmü)dür.—” Atâ dedi ki: “Dilerse ailesinin yanında iddet bekler ve vasiyetinde (hakkıyla) oturur; dilerse çıkar. Çünkü Allah: {Şayet çıkarlarsa, ... size bir günah yoktur} buyurmaktadır.” Atâ dedi ki: “Sonra miras (hükmü) geldi ve sükna (evde oturma hakkını) neshetti. Artık o dilediği yerde iddet bekler, onun için (zorunlu) sükna yoktur.”