5369. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ ابْنَةِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ لِي مِنْ أَجْرٍ فِي بَنِي أَبِي سَلَمَةَ أَنْ أُنْفِقَ عَلَيْهِمْ، وَلَسْتُ بِتَارِكَتِهِمْ هَكَذَا وَهَكَذَا، إِنَّمَا هُمْ بَنِيَّ. قَالَ " نَعَمْ لَكِ أَجْرُ مَا أَنْفَقْتِ عَلَيْهِمْ ".
Bize Mûsâ bin İsmâîl tahdis etti, bize Vuheyb tahdis etti, bize Hişâm haber verdi, babasından, [o] Zeyneb bint Ebî Seleme'den, [o da] Ümmü Seleme [radıyallahu anhâ]'dan [naklederek] (dedi ki): (Nebi'ye): “Ey Allah'ın Resûlü! Ebû Seleme'nin oğulları(na bakmam) konusunda, kendilerine infak etmemden ötürü benim için bir ecir var mıdır? Ben onları şöyle ve şöyle (perişan bir halde) bırakacak değilim. Onlar ancak benim (öz) oğullarımdır” dedim. Buyurdu ki: “Evet, onlara infak ettiğin (harcadığın) şeyin ecri senin içindir.”