5390. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ النُّعْمَانِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّهُمْ، كَانُوا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالصَّهْبَاءِ ـ وَهْىَ عَلَى رَوْحَةٍ مِنْ خَيْبَرَ ـ فَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ، فَدَعَا بِطَعَامٍ فَلَمْ يَجِدْهُ إِلاَّ سَوِيقًا، فَلاَكَ مِنْهُ فَلُكْنَا مَعَهُ، ثُمَّ دَعَا بِمَاءٍ فَمَضْمَضَ، ثُمَّ صَلَّى وَصَلَّيْنَا، وَلَمْ يَتَوَضَّأْ.
Bize Süleyman bin Harb tahdis etti, bize Hammâd tahdis etti, Yahyâ'dan, [o] Beşîr bin Yesâr'dan, [o] Süveyd bin Nu'mân'dan (naklederek); (Süveyd'in) ona haber verdiğine göre şunları söylemiştir: Onlar Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Sahbâ'da —ki orası Hayber'den bir günlük mesafededir— bulundukları sırada namaz (vakti) geldi. (Nebi) yemek istedi, ancak sevîk'ten (kavrulmuş un çorbası) başka bir şey bulamadı. Ondan (biraz alıp) çiğnedi, biz de onunla birlikte çiğnedik (yedik). Sonra su istedi ve ağzını çalkaladı. Sonra namaz kıldı, biz de namaz kıldık; (fakat) abdest almadı.