5441_2. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَسَمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَنَا تَمْرًا فَأَصَابَنِي مِنْهُ خَمْسٌ أَرْبَعُ تَمَرَاتٍ وَحَشَفَةٌ، ثُمَّ رَأَيْتُ الْحَشَفَةَ هِيَ أَشَدُّهُنَّ لِضِرْسِي.
Muhammed b. Sabbâh bize tahdis etti [ve] dedi ki: İsmail b. Zekeriyya bize tahdis etti [ve] dedi ki: Asım’dan; [o da] Ebu Osman’dan; [o da] Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan [naklederek] dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem aramızda hurma paylaştırdı. Bana ondan beş [tane] isabet etti: Dört hurma ve bir haşefe (kurumuş hurma). Sonra gördüm ki, haşefe dişim için onların en çetiniydi.”