5490. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ، مَوْلَى أَبِي قَتَادَةَ عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، أَنَّهُ كَانَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا كَانَ بِبَعْضِ طَرِيقِ مَكَّةَ تَخَلَّفَ مَعَ أَصْحَابٍ لَهُ مُحْرِمِينَ، وَهْوَ غَيْرُ مُحْرِمٍ، فَرَأَى حِمَارًا وَحْشِيًّا، فَاسْتَوَى عَلَى فَرَسِهِ، ثُمَّ سَأَلَ أَصْحَابَهُ أَنْ يُنَاوِلُوهُ سَوْطًا، فَأَبَوْا فَسَأَلَهُمْ رُمْحَهُ فَأَبَوْا فَأَخَذَهُ ثُمَّ شَدَّ عَلَى الْحِمَارِ، فَقَتَلَهُ فَأَكَلَ مِنْهُ بَعْضُ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبَى بَعْضُهُمْ، فَلَمَّا أَدْرَكُوا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَأَلُوهُ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ " إِنَّمَا هِيَ طُعْمَةٌ أَطْعَمَكُمُوهَا اللَّهُ ".
Bize İsmail tahdis etti, dedi ki: Bana Mâlik tahdis etti, Ebû'n-Nadr'dan (Ömer bin Ubeydullah'ın azatlısı), [o] Nâfi'den (Ebû Katâde'nin azatlısı), [o] Ebû Katâde'den (ki şöyle demiştir): O, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydi. Nihayet Mekke yolunun bir kısmında olduğu zaman, ihramlı olan bazı arkadaşlarıyla birlikte geride kaldı. Kendisi ihramlı değildi. (O sırada) bir yaban eşeği gördü; hemen atının üzerine doğruldu (bindi). Sonra arkadaşlarından kendisine bir kamçı uzatmalarını istedi; onlar (ihramlı oldukları için) kaçındılar (yardım etmediler). Mızrağını (vermelerini) istedi; kaçındılar. Bunun üzerine onu (kendisi) aldı, sonra yaban eşeğine hamle yaptı ve onu öldürdü. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından bazısı ondan yedi, bazısı (ihramlı oldukları gerekçesiyle) kaçındı (yemedi). Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e yetiştiklerinde bunu ona sordular. Şöyle buyurdu: “O ancak Allah'ın size yedirdiği bir rızıktır.”