5665. Hadis
حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ أَبِي نَجِيحٍ، وَأَيُّوبَ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ ـ رضى الله عنه. مَرَّ بِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا أُوقِدُ تَحْتَ الْقِدْرِ فَقَالَ " أَيُؤْذِيكَ هَوَامُّ رَأْسِكَ ". قُلْتُ نَعَمْ. فَدَعَا الْحَلاَّقَ فَحَلَقَهُ ثُمَّ أَمَرَنِي بِالْفِدَاءِ.
Bize Kabîsa tahdis etti, bize Süfyan tahdis etti, İbn Ebi Necih ve Eyyûb'dan, [onlar] Mücahid'den, [o] Abdurrahman bin Ebi Leylâ'dan, [o] Ka'b bin Ucre radıyallahu anh'tan (rivayetle) ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem (Hudeybiye'de) bana uğradı, ben de (o sırada yemek) tenceresinin altını yakıyordum (ateşliyordum). (Nebi): "Başının haşereleri (bitleri) sana eziyet veriyor mu?" buyurdu. "Evet" dedim. Bunun üzerine berberi çağırdı ve (başını) tıraş etti (ettirdi). Sonra bana (ceza/kefaret olarak) fidye vermemi emretti.