5677. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّهَا قَالَتْ لَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وُعِكَ أَبُو بَكْرٍ وَبِلاَلٌ قَالَتْ فَدَخَلْتُ عَلَيْهِمَا فَقُلْتُ يَا أَبَتِ كَيْفَ تَجِدُكَ وَيَا بِلاَلُ كَيْفَ تَجِدُكَ قَالَتْ وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ إِذَا أَخَذَتْهُ الْحُمَّى يَقُولُ كُلُّ امْرِئٍ مُصَبَّحٌ فِي أَهْلِهِ وَالْمَوْتُ أَدْنَى مِنْ شِرَاكِ نَعْلِهِ وَكَانَ بِلاَلٌ إِذَا أُقْلِعَ عَنْهُ يَرْفَعُ عَقِيرَتَهُ فَيَقُولُ أَلاَ لَيْتَ شِعْرِي هَلْ أَبِيتَنَّ لَيْلَةً بِوَادٍ وَحَوْلِي إِذْخِرٌ وَجَلِيلُ وَهَلْ أَرِدَنْ يَوْمًا مِيَاهَ مِجَنَّةٍ وَهَلْ تَبْدُوَنْ لِي شَامَةٌ وَطَفِيلُ قَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ فَجِئْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ " اللَّهُمَّ حَبِّبْ إِلَيْنَا الْمَدِينَةَ كَحُبِّنَا مَكَّةَ أَوْ أَشَدَّ وَصَحِّحْهَا وَبَارِكْ لَنَا فِي صَاعِهَا وَمُدِّهَا وَانْقُلْ حُمَّاهَا فَاجْعَلْهَا بِالْجُحْفَةِ ".
Bize İsmail tahdis etti, dedi ki: Bana Mâlik tahdis etti, Hişâm bin Urve'den, [o] babasından, [o] Aişe radıyallahu anha'dan (rivayetle) ki; şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (Medine'ye) geldiğinde Ebû Bekir ve Bilal sıtma oldular. Dedi ki: Yanlarına girdim ve: "Ey babacığım! Kendini nasıl buluyorsun? Ey Bilal! Kendini nasıl buluyorsun?" dedim. Dedi ki: Ebû Bekir sıtma nöbeti tutunca; "Her kişi ailesi içinde sabahlar (ama) ölüm ona ayakkabısının tasmasından daha yakındır" derdi. Bilal de (humma) ondan gidince (sesini) yükseltir ve şöyle derdi: "Ah, keşke bilseydim! Etrafımda izhir ve celîl (otları) olduğu halde bir vadide geceleyecek miyim? Mecenne sularına bir gün inecek miyim? Şâme ve Tafîl (dağları) bana görünecek mi?" dedi. Aişe dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldim ve O'na haber verdim. Bunun üzerine: "Allahım! Mekke'yi bize sevdirdiğin gibi -veya daha şiddetli- Medine'yi bize sevdir. Ve onu sıhhatli kıl. Onun sa'ında ve müddünde bize bereket ver. Onun hummasını naklet ve onu Cuhfe'de (Cuhfe'ye) kıl" buyurdu.