5697. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ تَلِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَمْرٌو، وَغَيْرُهُ، أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ عَاصِمَ بْنَ عُمَرَ بْنِ قَتَادَةَ حَدَّثَهُ أَنَّ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ عَادَ الْمُقَنَّعَ ثُمَّ قَالَ لاَ أَبْرَحُ حَتَّى تَحْتَجِمَ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ فِيهِ شِفَاءً ".
Bize Said bin Telîd tahdis etti, dedi ki: Bana İbn Vehb tahdis etti, dedi ki: Bana Amr ve başkası haber verdi, Bükeyr'in kendisine haber verdiğine (göre); Asım bin Ömer bin Katâde ona tahdis etti ki; Câbir bin Abdullah radıyallahu anhuma el-Mukanna'yı hasta ziyaretine gitti. Sonra: "Hacamat oluncaya (kan aldırıncaya) kadar (buradan) ayrılmam. Çünkü ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i: 'Muhakkak ki onda (hacamat olmakta) şifa vardır' buyururken işittim" dedi.