5709. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ أَبِي عَائِشَةَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَعَائِشَةَ، أَنَّ أَبَا بَكْرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَبَّلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ مَيِّتٌ. قَالَ وَقَالَتْ عَائِشَةُ لَدَدْنَاهُ فِي مَرَضِهِ، فَجَعَلَ يُشِيرُ إِلَيْنَا، أَنْ لاَ تَلُدُّونِي. فَقُلْنَا كَرَاهِيَةُ الْمَرِيضِ لِلدَّوَاءِ. فَلَمَّا أَفَاقَ قَالَ " أَلَمْ أَنْهَكُمْ أَنْ تَلُدُّونِي ". قُلْنَا كَرَاهِيَةَ الْمَرِيضِ لِلدَّوَاءِ. فَقَالَ " لاَ يَبْقَى فِي الْبَيْتِ أَحَدٌ إِلاَّ لُدَّ ـ وَأَنَا أَنْظُرُ ـ إِلاَّ الْعَبَّاسَ فَإِنَّهُ لَمْ يَشْهَدْكُمْ ".
Ali b. Abdullah bize tahdis etti, Yahya b. Said bize tahdis etti, Süfyan bize tahdis etti; dedi ki: Musa b. Ebî Âişe bana Ubeydullah b. Abdullah'tan, o da İbn Abbas ile Âişe radıyallahu anhüm'den tahdis etti ki: Ebû Bekir radıyallahu anh, vefat etmiş olan Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem'i öptü. (Râvi) dedi ki: Âişe şöyle dedi: "Hastalığı sırasında ona ledûd yaptık (ağzının bir kenarından ilâç akıttık). Bize: 'Bana ledûd yapmayın' diye işaret etmeye başladı. Biz: '(Her) hastanın ilâçtan hoşlanmayışı (gibi tabii bir isteksizlik)' dedik. Kendine gelip ayılınca: 'Size bana ledûd yapmayın diye nehyetmemiş miydim?' buyurdu. Biz: 'Hastanın ilâçtan hoşlanmayışı (zannettik)' dedik. Bunun üzerine: 'Ben bakarken evde bulunan hiç kimse kalmayıp —el-Abbâs müstesna, zira o sizin yanınızda hazır bulunmadı— mutlaka herkese ledûd yapılacaktır!' buyurdu."