6003. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَارِمٌ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا تَمِيمَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، يُحَدِّثُهُ أَبُو عُثْمَانَ عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ ـ رضى الله عنهما كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْخُذُنِي فَيُقْعِدُنِي عَلَى فَخِذِهِ، وَيُقْعِدُ الْحَسَنَ عَلَى فَخِذِهِ الأُخْرَى، ثُمَّ يَضُمُّهُمَا ثُمَّ يَقُولُ " اللَّهُمَّ ارْحَمْهُمَا فَإِنِّي أَرْحَمُهُمَا ". وَعَنْ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، قَالَ التَّيْمِيُّ فَوَقَعَ فِي قَلْبِي مِنْهُ شَىْءٌ، قُلْتُ حَدَّثْتُ بِهِ كَذَا وَكَذَا، فَلَمْ أَسْمَعْهُ مِنْ أَبِي عُثْمَانَ، فَنَظَرْتُ فَوَجَدْتُهُ عِنْدِي مَكْتُوبًا فِيمَا سَمِعْتُ.
Abdullah b. Muhammed bize tahdis etti, Arim bize tahdis etti, Mu'temir b. Süleyman bize tahdis etti; babasından [naklederek]. Dedi ki Ebu Temime’yi; Ebu Osman en-Nehdi’den tahdis ederken işittim. Ebu Osman ona Usame b. Zeyd radıyallahu anhuma’dan [şöyle] tahdis ediyordu: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem beni alır, uyluğunun üzerine oturturdu. Hasan’ı da diğer uyluğunun üzerine oturturdu. Sonra o ikisini (birden göğsüne) birleştirir (kucaklar) ve sonra şöyle buyururdu: “Allah’ım! O ikisine merhamet et; şüphesiz ben onlara merhamet ediyorum.” Ali’den [rivayet edildiğine göre, o] dedi ki: Yahya bize tahdis etti, Süleyman bize tahdis etti; Ebu Osman’dan [naklederek]. (Süleyman) et-Teymi dedi ki: (Bu hadisten dolayı) kalbime bir şey (şüphe) düştü. (Kendi kendime) “Ben bunu böyle böyle tahdis ettim ama (acaba) onu Ebu Osman’dan işitmedim (mi?)” dedim. Sonra (yazdıklarıma) baktım ve işittiklerim arasında onun yanımda yazılı olduğunu buldum.