6041. Hadis
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَجِدُ أَحَدٌ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ حَتَّى يُحِبَّ الْمَرْءَ، لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ، وَحَتَّى أَنْ يُقْذَفَ فِي النَّارِ أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنْ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الْكُفْرِ، بَعْدَ إِذْ أَنْقَذَهُ اللَّهُ، وَحَتَّى يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا ".
Adem bize tahdis etti, Şu'be bize tahdis etti; Katade’den; [o da] Enes b. Malik radıyallahu anh’dan [naklederek]. Dedi ki Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Hiç kimse; kişiyi sadece Allah için sevmedikçe, Allah onu kurtardıktan sonra küfre dönmektense ateşe atılmak kendisine daha sevimli gelmedikçe ve Allah ile Resulü ona (bu ikisinin) dışındaki her şeyden daha sevimli olmadıkça imanın tadını bulamaz.”