6087. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ، أَخْبَرَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَتَى رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ هَلَكْتُ وَقَعْتُ عَلَى أَهْلِي فِي رَمَضَانَ. قَالَ " أَعْتِقْ رَقَبَةً ". قَالَ لَيْسَ لِي. قَالَ " فَصُمْ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ ". قَالَ لاَ أَسْتَطِيعُ. قَالَ " فَأَطْعِمْ سِتِّينَ مِسْكِينًا ". قَالَ لاَ أَجِدُ. فَأُتِيَ بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ ـ قَالَ إِبْرَاهِيمُ الْعَرَقُ الْمِكْتَلُ فَقَالَ " أَيْنَ السَّائِلُ تَصَدَّقْ بِهَا ". قَالَ عَلَى أَفْقَرَ مِنِّي وَاللَّهِ مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَفْقَرُ مِنَّا. فَضَحِكَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى بَدَتْ نَوَاجِذُهُ. قَالَ " فَأَنْتُمْ إِذًا ".
Musa bize tahdis etti, İbrahim bize tahdis etti, İbn Şihab bize haber verdi; Humeyd b. Abdurrahman’dan [naklederek] ki Ebu Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi: Bir adam Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldi ve: “Helak oldum! Ramazan’da eşimle ilişkiye girdim” dedi. (Peygamber): “Bir köle azat et” buyurdu. (Adam): “Bende yok” dedi. (Peygamber): “Öyleyse peş peşe iki ay oruç tut” buyurdu. (Adam): “Yapamam” dedi. (Peygamber): “Öyleyse altmış yoksulu doyur” buyurdu. (Adam): “Bulamıyorum” dedi. (Bir müddet sonra Peygamber’e) içinde hurma bulunan bir arak (sepet) getirildi. —İbrahim dedi ki arak, miktel (ölçek) demektir.— (Peygamber): “Soru soran nerede? Bunu tasadduk et” buyurdu. (Adam): “Benden daha fakirine mi? Vallahi iki kara taşlığı (labeteyn) arasında bizden daha fakir bir hane halkı yoktur” dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem azı dişleri (nevaciz) görününceye kadar güldü. (Sonra): “Öyleyse siz (yiyin)” buyurdu.