6111. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَيْنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي رَأَى فِي قِبْلَةِ الْمَسْجِدِ نُخَامَةً، فَحَكَّهَا بِيَدِهِ، فَتَغَيَّظَ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا كَانَ فِي الصَّلاَةِ فَإِنَّ اللَّهَ حِيَالَ وَجْهِهِ، فَلاَ يَتَنَخَّمَنَّ حِيَالَ وَجْهِهِ فِي الصَّلاَةِ ".
Musa b. İsmail bize tahdis etti, Cüveyriye bize tahdis etti; Nafi’den; [o da] Abdullah radıyallahu anh’dan [naklederek]. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kılarken mescidin kıblesinde bir tükürük (nuhame) gördü. Onu eliyle kazıdı ve öfkelendi. Sonra şöyle buyurdu: “Sizden biri namazda olduğu zaman, şüphesiz Allah onun yüzünün karşısındadır. Sakın namazda yüzünün karşısına tükürmesin.”