372. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، قَالَ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الْفَجْرَ، فَيَشْهَدُ مَعَهُ نِسَاءٌ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ مُتَلَفِّعَاتٍ فِي مُرُوطِهِنَّ ثُمَّ يَرْجِعْنَ إِلَى بُيُوتِهِنَّ مَا يَعْرِفُهُنَّ أَحَدٌ.
Ebu’l-Yeman bize haber verdi, dedi ki: Şuayb bize haber verdi; Zührî’den, Urve’nin kendisine haber verdiğine göre Aişe (r.anha) şöyle demiştir: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem sabah (fecir) namazını kıldırırdı. Mümin kadınlardan bazıları dış örtülerine (mürût) bürünmüş bir halde onunla beraber namaza şahitlik ederlerdi (namaza katılırlardı). Sonra evlerine dönerlerdi de (alacakaranlıktan dolayı) onları kimse tanıyamazdı.”