493. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ قَالَ أَقْبَلْتُ رَاكِبًا عَلَى حِمَارٍ أَتَانٍ، وَأَنَا يَوْمَئِذٍ قَدْ نَاهَزْتُ الاِحْتِلاَمَ، وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ بِمِنًى إِلَى غَيْرِ جِدَارٍ، فَمَرَرْتُ بَيْنَ يَدَىْ بَعْضِ الصَّفِّ، فَنَزَلْتُ وَأَرْسَلْتُ الأَتَانَ تَرْتَعُ، وَدَخَلْتُ فِي الصَّفِّ، فَلَمْ يُنْكِرْ ذَلِكَ عَلَىَّ أَحَدٌ.
Abdullah b. Yusuf bize tahdis etti, dedi ki: Malik bize haber verdi; İbn Şihâb’dan, Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe’den, o da Abdullah b. Abbas’tan [naklen] dedi ki: Buluğ çağına yaklaştığım (nâhaztu’l-ihtilâm) günlerde, bir dişi eşeğin (atân) üzerinde olduğum halde geldim. O sırada Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Mina’da insanlara namaz kıldırıyordu ve önünde (sütre olarak) bir duvar yoktu. Saffın bir kısmının önünden geçtim, sonra (eşekten) inip onu otlaması için (kendi başına) bıraktım ve saffa katıldım. Kimse bu yaptığıma itiraz etmedi.”