6441. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ الزُّهْرِيَّ، يَقُولُ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، وَسَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ سَأَلْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَانِي، ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِي، ثُمَّ سَأَلْتُهُ فَأَعْطَانِي، ثُمَّ قَالَ " هَذَا الْمَالُ ـ وَرُبَّمَا قَالَ سُفْيَانُ قَالَ لِي يَا حَكِيمُ ـ إِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ، فَمَنْ أَخَذَهُ بِطِيبِ نَفْسٍ بُورِكَ لَهُ فِيهِ، وَمَنْ أَخَذَهُ بِإِشْرَافِ نَفْسٍ لَمْ يُبَارَكْ لَهُ فِيهِ، وَكَانَ كَالَّذِي يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ، وَالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى ".
Ali b. Abdullah bize tahdis etti, Süfyan [b. Uyeyne] bize tahdis etti. Dedi ki: ez-Zühri’yi şöyle derken işittim: Urve [b. ez-Zübeyr] ve Said b. el-Müseyyeb bana; Hakîm b. Hizâm’dan [naklederek] bildirdiler. (Hakîm) dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den (mal) istedim, bana verdi. Sonra tekrar istedim, yine verdi. Sonra bir daha istedim, yine verdi ve sonra bana şöyle buyurdu: “Ey Hakîm! Şüphesiz bu mal, yemyeşil ve tatlıdır. Kim onu göz dikmeden (gönül hoşluğuyla) alırsa, o mal kendisi için bereketli olur. Kim de ona hırsla göz dikerek (tamahla) alırsa, o mal kendisine bereket getirmez. O (kişi), yiyip de hiç doymayan kimse gibi olur. Üstteki el (veren el), alttaki elden (alan elden) daha hayırlıdır.”