Rikak (Kalbi Yumuşatan Şeyler) Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

6443. Hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ خَرَجْتُ لَيْلَةً مِنَ اللَّيَالِي فَإِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمْشِي وَحْدَهُ، وَلَيْسَ مَعَهُ إِنْسَانٌ ـ قَالَ ـ فَظَنَنْتُ أَنَّهُ يَكْرَهُ أَنْ يَمْشِيَ مَعَهُ أَحَدٌ ـ قَالَ ـ فَجَعَلْتُ أَمْشِي فِي ظِلِّ الْقَمَرِ فَالْتَفَتَ فَرَآنِي فَقَالَ ‏"‏ مَنْ هَذَا ‏"‏‏.‏ قُلْتُ أَبُو ذَرٍّ جَعَلَنِي اللَّهُ فِدَاءَكَ‏.‏ قَالَ ‏"‏ يَا أَبَا ذَرٍّ تَعَالَهْ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَمَشَيْتُ مَعَهُ سَاعَةً فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ الْمُكْثِرِينَ هُمُ الْمُقِلُّونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، إِلاَّ مَنْ أَعْطَاهُ اللَّهُ خَيْرًا، فَنَفَحَ فِيهِ يَمِينَهُ وَشِمَالَهُ وَبَيْنَ يَدَيْهِ وَوَرَاءَهُ، وَعَمِلَ فِيهِ خَيْرًا ‏"‏‏.‏ قَالَ فَمَشَيْتُ مَعَهُ سَاعَةً فَقَالَ لِي ‏"‏ اجْلِسْ هَا هُنَا ‏"‏‏.‏ قَالَ فَأَجْلَسَنِي فِي قَاعٍ حَوْلَهُ حِجَارَةٌ فَقَالَ لِي ‏"‏ اجْلِسْ هَا هُنَا حَتَّى أَرْجِعَ إِلَيْكَ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَانْطَلَقَ فِي الْحَرَّةِ حَتَّى لاَ أَرَاهُ فَلَبِثَ عَنِّي فَأَطَالَ اللُّبْثَ، ثُمَّ إِنِّي سَمِعْتُهُ وَهْوَ مُقْبِلٌ وَهْوَ يَقُولُ ‏"‏ وَإِنْ سَرَقَ وَإِنْ زَنَى ‏"‏‏.‏ قَالَ فَلَمَّا جَاءَ لَمْ أَصْبِرْ حَتَّى قُلْتُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ جَعَلَنِي اللَّهُ فِدَاءَكَ مَنْ تُكَلِّمُ فِي جَانِبِ الْحَرَّةِ مَا سَمِعْتُ أَحَدًا يَرْجِعُ إِلَيْكَ شَيْئًا‏.‏ قَالَ ‏"‏ ذَلِكَ جِبْرِيلُ ـ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ـ عَرَضَ لِي فِي جَانِبِ الْحَرَّةِ، قَالَ بَشِّرْ أُمَّتَكَ أَنَّهُ مَنْ مَاتَ لاَ يُشْرِكُ بِاللَّهِ شَيْئًا دَخَلَ الْجَنَّةَ، قُلْتُ يَا جِبْرِيلُ وَإِنْ سَرَقَ وَإِنْ زَنَى قَالَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ قُلْتُ وَإِنْ سَرَقَ وَإِنْ زَنَى قَالَ نَعَمْ، وَإِنْ شَرِبَ الْخَمْرَ. قَالَ النَّضْرُ أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، وَحَدَّثَنَا حَبِيبُ بْنُ أَبِي ثَابِتٍ، وَالأَعْمَشُ، وَعَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ رُفَيْعٍ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ وَهْبٍ، بِهَذَا‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ حَدِيثُ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، مُرْسَلٌ، لاَ يَصِحُّ، إِنَّمَا أَرَدْنَا لِلْمَعْرِفَةِ، وَالصَّحِيحُ حَدِيثُ أَبِي ذَرٍّ‏.‏ قِيلَ لأَبِي عَبْدِ اللَّهِ حَدِيثُ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ قَالَ مُرْسَلٌ أَيْضًا لاَ يَصِحُّ، وَالصَّحِيحُ حَدِيثُ أَبِي ذَرٍّ‏.‏ وَقَالَ اضْرِبُوا عَلَى حَدِيثِ أَبِي الدَّرْدَاءِ هَذَا‏.‏ إِذَا مَاتَ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ‏.‏ عِنْدَ الْمَوْتِ‏.‏

Kuteybe b. Said bize tahdis etti, Cerir bize tahdis etti; Abdülaziz b. Rufey’den; Zeyd b. Vehb’den; Ebu Zer radıyallahu anh’dan [naklederek]. Dedi ki: Gecelerin birinde dışarı çıkmıştım; bir de baktım ki Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem yapayalnız yürüyor, yanında kimse yok. Kendi kendime; “Herhalde yanında birinin yürümesini istemiyor” dedim ve ay ışığının gölgesinde (geriden) yürümeye başladım. (Efendimiz) arkasına dönüp beni görünce: “Kim bu?” buyurdu. Ben de: “Ebu Zer’dir, Allah beni Sana feda etsin!” dedim. (Efendimiz): “Ey Ebu Zer! (Yanıma) gel!” buyurdu. Bir süre beraber yürüdük, sonra şöyle buyurdu: “Dünyada malı çok olanlar, Kıyamet Günü’nde (sevabı) az olanlardır. Ancak Allah’ın kendisine ihsan ettiği maldan sağına, soluna, önüne ve arkasına bolca veren ve o malda hayırla amel eden kimseler müstesnadır.” Bir müddet daha yürüdük, sonra bana: “Şuraya otur!” buyurdu. Beni etrafı taşlarla çevrili düz bir yere oturttu ve: “Ben dönene kadar buradan ayrılma!” buyurdu. Sonra kayalık bölgeye (harra) doğru gidip gözden kayboldu. Yanımdan epey bir süre uzak kaldı. Sonra dönerken kendi kendine: “Hırsızlık yapsa da, zina etse de!” dediğini işittim. Yanıma gelince dayanamayıp: “Ey Allah’ın Nebisi! Allah beni Sana feda etsin! Kayalık bölgenin kenarında kiminle konuşuyordun? Sana cevap vereni işitmedim (Siz böyle diyordunuz)” dedim. (Efendimiz): “O Cebrail idi. Kayalığın kenarında bana göründü ve: ‘Ümmetini müjdele; her kim Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölürse cennete girer’ dedi. Ben: ‘Ey Cebrail! Hırsızlık yapsa ve zina etse de mi?’ diye sordum. O: ‘Evet’ dedi. Ben (bir daha): ‘Hırsızlık yapsa ve zina etse de mi?’ diye sordum. O: ‘Evet, hatta içki içse bile!’ dedi” buyurdu. —en-Nadr: Şu'be bize haber verdi; Habib b. Ebi Sâbit, el-A'meş ve Abdülaziz b. Rufey’ de; Zeyd b. Vehb’den [naklederek] bu hadisi bize tahdis ettiler. Ebu Abdullah [Buhari] dedi ki: Ebu Salih’in Ebu’d-Derdâ’dan rivayet ettiği mürseldir ve sahih değildir; biz onu sadece bilgi için zikrettik; asıl sahih olan Ebu Zer hadisidir. Ebu Abdullah’a Atâ b. Yesâr’ın Ebu’d-Derdâ’dan rivayeti sorulunca; “O da mürseldir, doğru olan Ebu Zer rivayetidir. Ebu’d-Derdâ’nın ‘Ölürken Lâ ilâhe illâllah diyen (zina etse de girer)’ şeklindeki bu rivayetinin üzerini çizin (itibar etmeyin)!” dedi—.