6547. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ أُسَامَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " قُمْتُ عَلَى باب الْجَنَّةِ فَكَانَ عَامَّةُ مَنْ دَخَلَهَا الْمَسَاكِينَ، وَأَصْحَابُ الْجَدِّ مَحْبُوسُونَ، غَيْرَ أَنَّ أَصْحَابَ النَّارِ قَدْ أُمِرَ بِهِمْ إِلَى النَّارِ، وَقُمْتُ عَلَى باب النَّارِ فَإِذَا عَامَّةُ مَنْ دَخَلَهَا النِّسَاءُ ".
Müsedded bize tahdis etti, İsmail [b. Uleyye] bize tahdis etti, Süleyman et-Teymî bize haber verdi; Ebu Osman [en-Nehdî]’den; Üsâme [b. Zeyd]’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek]. (Efendimiz) şöyle buyurdu: “Cennetin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğunluğunun miskinler (fakirler) olduğunu gördüm. Zenginlik ve dünya makamı sahipleri (ashâbu’l-cedd) ise (hesap için) bir müddet bekletildiler (hapsedildiler). Ancak o sırada cehennemlik olanların ateşe sevk edilmeleri emredilmişti bile. Cehennemin de kapısında durdum; oraya girenlerin çoğunluğunun ise kadınlar olduğunu gördüm.”