Rikak (Kalbi Yumuşatan Şeyler) Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

6587. Hadis

حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُلَيْحٍ، حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي هِلاَلٌ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ بَيْنَا أَنَا قَائِمٌ إِذَا زُمْرَةٌ، حَتَّى إِذَا عَرَفْتُهُمْ خَرَجَ رَجُلٌ مِنْ بَيْنِي وَبَيْنِهِمْ فَقَالَ هَلُمَّ‏.‏ فَقُلْتُ أَيْنَ قَالَ إِلَى النَّارِ وَاللَّهِ‏.‏ قُلْتُ وَمَا شَأْنُهُمْ قَالَ إِنَّهُمُ ارْتَدُّوا بَعْدَكَ عَلَى أَدْبَارِهِمُ الْقَهْقَرَى‏.‏ ثُمَّ إِذَا زُمْرَةٌ حَتَّى إِذَا عَرَفْتُهُمْ خَرَجَ رَجُلٌ مِنْ بَيْنِي وَبَيْنِهِمْ فَقَالَ هَلُمَّ‏.‏ قُلْتُ أَيْنَ قَالَ إِلَى النَّارِ وَاللَّهِ‏.‏ قُلْتُ مَا شَأْنُهُمْ قَالَ إِنَّهُمُ ارْتَدُّوا بَعْدَكَ عَلَى أَدْبَارِهِمُ الْقَهْقَرَى‏.‏ فَلاَ أُرَاهُ يَخْلُصُ مِنْهُمْ إِلاَّ مِثْلُ هَمَلِ النَّعَمِ ‏"‏‏.‏

İbrahim b. el-Münzir bana tahdis etti, Muhammed b. Füleyh bize tahdis etti, babam [Füleyh b. Süleyman] bize tahdis etti, dedi ki: Hilal [b. Ali] bana tahdis etti; Atâ b. Yesâr’den; Ebu Hureyre’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklederek]. (Efendimiz) şöyle buyurdu: “Ben (Havuz başında) dururken karşıma bir zümre (grup) çıktı. Ben onları tanıyınca, benimle onların arasından bir adam (melek) çıkıp onlara: ‘Gelin!’ dedi. Ben: ‘Nereye?’ diye sordum. O: ‘Vallahi ateşe (cehenneme)!’ cevabını verdi. Ben: ‘Onların hali (suçu) nedir?’ dedim. O: ‘Şüphesiz onlar senden sonra gerisin geri (eski hallerine/irtidat ederek) döndüler!’ dedi. Sonra (karşıma) bir zümre daha çıktı. Yine onları tanıyınca, benimle onların arasından bir adam çıkıp: ‘Gelin!’ dedi. Ben: ‘Nereye?’ diye sordum. O: ‘Vallahi ateşe!’ dedi. Ben: ‘Onların hali nedir?’ deyince o yine: ‘Şüphesiz onlar senden sonra gerisin geri döndüler!’ cevabını verdi. (Bu duruma bakınca) ben, o topluluk içinden ancak sürüsünden ayrılmış (aylak ayakta dolaşan) az sayıdaki develer (hemelu’n-neam) kadar kişinin kurtulabileceğini gördüm.”