Yeminler ve Adaklar Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

6636. Hadis

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اسْتَعْمَلَ عَامِلاً فَجَاءَهُ الْعَامِلُ حِينَ فَرَغَ مِنْ عَمَلِهِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا لَكُمْ، وَهَذَا أُهْدِيَ لِي‏.‏ فَقَالَ لَهُ ‏"‏ أَفَلاَ قَعَدْتَ فِي بَيْتِ أَبِيكَ وَأُمِّكَ فَنَظَرْتَ أَيُهْدَى لَكَ أَمْ لاَ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَشِيَّةً بَعْدَ الصَّلاَةِ فَتَشَهَّدَ وَأَثْنَى عَلَى اللَّهِ بِمَا هُوَ أَهْلُهُ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ أَمَّا بَعْدُ، فَمَا بَالُ الْعَامِلِ نَسْتَعْمِلُهُ، فَيَأْتِينَا فَيَقُولُ هَذَا مِنْ عَمَلِكُمْ، وَهَذَا أُهْدِيَ لِي‏.‏ أَفَلاَ قَعَدَ فِي بَيْتِ أَبِيهِ وَأُمِّهِ فَنَظَرَ هَلْ يُهْدَى لَهُ أَمْ لاَ، فَوَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ لاَ يَغُلُّ أَحَدُكُمْ مِنْهَا شَيْئًا، إِلاَّ جَاءَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَحْمِلُهُ عَلَى عُنُقِهِ، إِنْ كَانَ بَعِيرًا جَاءَ بِهِ لَهُ رُغَاءٌ، وَإِنْ كَانَتْ بَقَرَةً جَاءَ بِهَا لَهَا خُوَارٌ، وَإِنْ كَانَتْ شَاةً جَاءَ بِهَا تَيْعَرُ، فَقَدْ بَلَّغْتُ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ أَبُو حُمَيْدٍ ثُمَّ رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ حَتَّى إِنَّا لَنَنْظُرُ إِلَى عُفْرَةِ إِبْطَيْهِ‏.‏ قَالَ أَبُو حُمَيْدٍ وَقَدْ سَمِعَ ذَلِكَ مَعِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَسَلُوهُ‏.‏

Ebu’l-Yemân bize haber verdi, Şuayb [b. Ebi Hamza] bize; ez-Zührî’den haber verdi; Urve’den; Ebu Humeyd es-Sâidî’den [naklederek]. (Ebu Humeyd) haber verdiğine göre Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem (zekat toplamak için) bir memur tayin etmişti. Memur işini bitirince (Efendimize) gelip: “Ey Allah’ın Resulü! Şu (topladığım zekat malları) sizindir; şu ise bana hediye olarak verildi!” dedi. Bunun üzerine (Efendimiz) ona: “Şayet dediğin doğruysa; babanın ve annenin evinde otursaydın da baksaydın bakalım sana (böyle) hediye veriliyor mu, verilmiyor mu?” buyurdu. Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem akşam namazından sonra ayağa kalktı; kelime-i şehadet getirip Allah’a layık olduğu üzere sena ettikten sonra şöyle buyurdu: “İmdi, tayin ettiğimiz bazı memurlara ne oluyor ki; görevden dönünce bize gelip: ‘Şu sizin (kamu) malınızdır, şu ise bana hediye verildi!’ diyorlar. Şayet doğru söylüyorlarsa; babalarının ve annelerinin evinde otursunlar da baksınlar bakalım kendilerine hediye veriliyor mu, verilmiyor mu? Muhammed’in canı kudret elinde olan (Allah’a) yemin olsun ki (ve’llezî nefsu Muhammedin bi-yedihî), sizden kim bu (kamu) mallarından (haksız yere) bir şey alırsa (la yeğullu); mutlaka o şeyi kıyamet gününde boynunda taşıyarak getirir! Eğer o mal deve ise böğürerek (ruğâun) gelir, sığır ise möleyerek (huvârun) gelir, koyun ise meleyerek (te'yeru) gelir! Haberiniz olsun, ben (tebliğ vazifemi yapıp gerçeği size) tebliğ ettim!” Ebu Humeyd dedi ki: Sonra Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem elini öyle bir kaldırdı ki, biz koltuk altlarının beyazlığını (ufrate ibteyhi) gördük. Ebu Humeyd (sözlerine şunu da ekledi): “Zeyd b. Sabit de bu hadisi benimle beraber Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den işitmişti; isterseniz ona da sorabilirsiniz.”