Yeminler ve Adaklar Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

6676. Hadis

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينِ صَبْرٍ، يَقْتَطِعُ بِهَا مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ، لَقِيَ اللَّهَ وَهْوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ ‏"‏‏.‏ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَصْدِيقَ ذَلِكَ ‏{‏إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلاً‏}‏ إِلَى آخِرِ الآيَةِ‏.‏ فَدَخَلَ الأَشْعَثُ بْنُ قَيْسٍ فَقَالَ مَا حَدَّثَكُمْ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ، فَقَالُوا كَذَا وَكَذَا‏.‏ قَالَ فِيَّ أُنْزِلَتْ، كَانَتْ لِي بِئْرٌ فِي أَرْضِ ابْنِ عَمٍّ لِي فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ بَيِّنَتُكَ أَوْ يَمِينُهُ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ إِذًا يَحْلِفُ عَلَيْهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ حَلَفَ عَلَى يَمِينِ صَبْرٍ، وَهْوَ فِيهَا فَاجِرٌ، يَقْتَطِعُ بِهَا مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ، لَقِيَ اللَّهَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَهْوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ ‏"‏‏.‏

Musa b. İsmail bize tahdis etti, Ebu Avâne [el-Vaddâh] bize tahdis etti; el-A'meş’ten; Ebu Vâil [Şakîk b. Seleme]’den; Abdullah [b. Mes'ûd] radıyallahu anh’dan [naklederek]. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir Müslüman’ın malını (haksız yere) ele geçirmek için, hükmüne (sonucuna) razı olunması gereken bağlayıcı bir yemin (yemîne sabrin) eden kimse; Allah’ın huzuruna, O’nu kendisine gazaplanmış halde bulmuş olarak çıkar!” Allah Teâlâ, Efendimizin bu sözünü tasdik eden: “Allah’ın ahdi ve kendi yeminleri karşılığında az bir değeri satın alanlar...” ayetini (Âl-i İmrân 77) ayetin sonuna kadar indirdi. (Bu esnada oda/meclis kapısından) Eş'as b. Kays girdi ve: “Ebu Abdurrahman [İbn Mes'ûd] size ne anlattı?” dedi. Olanları ona söylediklerinde Eş'as: “Bu ayet benim hakkımda inmişti! Amcamın oğluna ait bir arazide (hak iddia ettiğim) bir kuyum vardı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e gittim. Bana: ‘Ya delilin (beyyinetuke) vardır (kuyuyu alırsın), ya da onun yemini (yemînuhu) geçerli olur (kuyu onda kalır)’ buyurdu. Ben de: ‘Ey Allah’ın Resulü! O zaman mutlaka (yalan yere) yemin eder (ve kuyuyu alır)!’ dedim. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ‘Kim, haksız olduğunu (huvve fîhâ fâcirun) bildiği halde bir Müslüman’ın malını ele geçirmek için bağlayıcı bir yemin (yemîne sabrin) ederse; kıyamet günü Allah’ın huzuruna, O’nu kendisine gazaplanmış halde bulmuş olarak çıkar!’”