Yeminler ve Adaklar Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

6707. Hadis

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ الدِّيلِيِّ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، مَوْلَى ابْنِ مُطِيعٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ خَيْبَرَ فَلَمْ نَغْنَمْ ذَهَبًا وَلاَ فِضَّةً إِلاَّ الأَمْوَالَ وَالثِّيَابَ وَالْمَتَاعَ، فَأَهْدَى رَجُلٌ مِنْ بَنِي الضُّبَيْبِ يُقَالُ لَهُ رِفَاعَةُ بْنُ زَيْدٍ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غُلاَمًا يُقَالُ لَهُ مِدْعَمٌ، فَوَجَّهَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى وَادِي الْقُرَى حَتَّى إِذَا كَانَ بِوَادِي الْقُرَى بَيْنَمَا مِدْعَمٌ يَحُطُّ رَحْلاً لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَهْمٌ عَائِرٌ فَقَتَلَهُ، فَقَالَ النَّاسُ هَنِيئًا لَهُ الْجَنَّةُ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ كَلاَّ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إِنَّ الشَّمْلَةَ الَّتِي أَخَذَهَا يَوْمَ خَيْبَرَ مِنَ الْمَغَانِمِ، لَمْ تُصِبْهَا الْمَقَاسِمُ، لَتَشْتَعِلُ عَلَيْهِ نَارًا ‏"‏‏.‏ فَلَمَّا سَمِعَ ذَلِكَ النَّاسُ جَاءَ رَجُلٌ بِشِرَاكٍ أَوْ شِرَاكَيْنِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ شِرَاكٌ مِنْ نَارٍ ـ أَوْ ـ شِرَاكَانِ مِنْ نَارٍ ‏"‏‏.‏

İsmail [b. Ebi Üveys] bize tahdis etti. Dedi ki: Malik [b. Enes] bana tahdis etti; Sevr b. Zeyd ed-Dîlî’den; İbn Mutî’in azatlısı Ebu’l-Gays’tan; Ebu Hureyre’den [naklederek]. (Ebu Hureyre) dedi ki: Hayber (Savaşı) günü Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte sefere çıktık. Altın ve gümüş ganimet almadık; ancak mallar (koyunlar vb.), elbiseler ve bazı eşyalar ele geçirdik. Benî Dubeyb kabilesinden Rifâa b. Zeyd denilen bir adam, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e Mid'am adında bir köle hediye etti. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem (ordusuyla) Vadi’l-Kurâ’ya yöneldi. Vadi’l-Kurâ’ya vardığında; Mid'am, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yükünü (deveden) indirirken, nereden geldiği belli olmayan serseri bir ok (sehmun âirun) ona isabet edip öldürdü. İnsanlar: “Afiyet olsun, ona cennet müjdesi olsun!” dediler. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurdu: “Hayır (öyle değil)! Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki; Hayber günü, henüz taksimata girmemiş ganimet mallarından (haksızca) aldığı o (alaca) çarşaf (şemle), şimdi onun üzerine ateş olup alevlenmektedir!” İnsanlar bunu işitince; bir adam (hemen) bir veya iki ayakkabı bağı (şirâk) ile Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldi. Efendimiz (onun hakkında da): “(Eğer getirmeseydin bunlar da) ateşten bir bağ —veya ateşten iki bağ— olacaktı!” buyurdu.