6771. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ وَهْوَ مَسْرُورٌ فَقَالَ " يَا عَائِشَةُ أَلَمْ تَرَىْ أَنَّ مُجَزِّزًا الْمُدْلِجِيَّ دَخَلَ فَرَأَى أُسَامَةَ وَزَيْدًا وَعَلَيْهِمَا قَطِيفَةٌ، قَدْ غَطَّيَا رُءُوسَهُمَا وَبَدَتْ أَقْدَامُهُمَا، فَقَالَ إِنَّ هَذِهِ الأَقْدَامَ بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍ ".
Kuteybe b. Said bize tahdis etti, Süfyan [b. Uyeyne] bize tahdis etti; Zührî’den; Urve’den; Ayşe’den [naklederek]. Dedi ki: Bir gün Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem mesrur bir halde yanıma girdi ve şöyle buyurdu: “Ey Ayşe! Görmedin mi? Mücezziz el-Mündlicî içeri girdi. Üsâme ve Zeyd’i; üzerlerinde bir kadife örtü varken, başlarını örtmüş ve ayakları açıkta kalmış bir halde gördü. (Bunun üzerine) dedi ki: ‘Muhakkak ki şu ayaklar birbirindendir.’”