6778. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا أَبُو حَصِينٍ، سَمِعْتُ عُمَيْرَ بْنَ سَعِيدٍ النَّخَعِيَّ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ مَا كُنْتُ لأُقِيمَ حَدًّا عَلَى أَحَدٍ فَيَمُوتَ، فَأَجِدَ فِي نَفْسِي، إِلاَّ صَاحِبَ الْخَمْرِ، فَإِنَّهُ لَوْ مَاتَ وَدَيْتُهُ، وَذَلِكَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمْ يَسُنَّهُ.
Abdullah b. Abdülvehhab bize tahdis etti, Halid b. el-Hâris bize tahdis etti, Süfyan [es-Sevrî] bize tahdis etti, Ebu Hasîn [Osman b. Âsım] bize tahdis etti. Dedi ki: Umeyr b. Said en-Nehaî’yi işittim, şöyle dedi: Ali b. Ebi Talib radıyallahu anh’ı şöyle derken işittim: “Ben bir kimseye hadd cezası uygulasam ve o kişi (bu yüzden) ölse, (bundan dolayı) içimde bir sıkıntı duymam. Ancak içki içen kimse müstesna. Zira o (dayaktan dolayı) ölseydi diyetini öderdim. Çünkü Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem onun için belirli bir sünnet (sınır) koymamıştır.”