6923. Hadis
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ قُرَّةَ بْنِ خَالِدٍ، حَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بُرْدَةَ، عَنْ أَبِي مُوسَى، قَالَ أَقْبَلْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَعِي رَجُلاَنِ مِنَ الأَشْعَرِيِّينَ، أَحَدُهُمَا عَنْ يَمِينِي، وَالآخَرُ عَنْ يَسَارِي وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَاكُ فَكِلاَهُمَا سَأَلَ. فَقَالَ " يَا أَبَا مُوسَى ". أَوْ " يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ ". قَالَ قُلْتُ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ مَا أَطْلَعَانِي عَلَى مَا فِي أَنْفُسِهِمَا، وَمَا شَعَرْتُ أَنَّهُمَا يَطْلُبَانِ الْعَمَلَ. فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى سِوَاكِهِ تَحْتِ شَفَتِهِ قَلَصَتْ فَقَالَ " لَنْ ـ أَوْ ـ لاَ نَسْتَعْمِلُ عَلَى عَمَلِنَا مَنْ أَرَادَهُ، وَلَكِنِ اذْهَبْ أَنْتَ يَا أَبَا مُوسَى ـ أَوْ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ ـ إِلَى الْيَمَنِ ". ثُمَّ أَتْبَعَهُ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ، فَلَمَّا قَدِمَ عَلَيْهِ أَلْقَى لَهُ وِسَادَةً قَالَ انْزِلْ، وَإِذَا رَجُلٌ عِنْدَهُ مُوثَقٌ. قَالَ مَا هَذَا قَالَ كَانَ يَهُودِيًّا فَأَسْلَمَ ثُمَّ تَهَوَّدَ. قَالَ اجْلِسْ. قَالَ لاَ أَجْلِسُ حَتَّى يُقْتَلَ. قَضَاءُ اللَّهِ وَرَسُولِهِ. ثَلاَثَ مَرَّاتٍ، فَأَمَرَ بِهِ فَقُتِلَ، ثُمَّ تَذَاكَرْنَا قِيَامَ اللَّيْلِ، فَقَالَ أَحَدُهُمَا أَمَّا أَنَا فَأَقُومُ وَأَنَامُ، وَأَرْجُو فِي نَوْمَتِي مَا أَرْجُو فِي قَوْمَتِي.
Müsedded bize tahdis etti, Yahya bize tahdis etti; Kurre b. Halid’den. Humeyd b. Hilal bana tahdis etti, Ebu Bürde bize tahdis etti; Ebu Musa’dan [naklederek]. Dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim. Yanımda Eşarilerden iki adam vardı. Biri sağımda, diğeri solumdaydı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem misvak kullanıyordu. İkisi de (idarecilik) istediler. (Efendimiz): “Ey Ebu Musa!” —veya “Ey Abdullah b. Kays!”— buyurdu. Dedim ki: “Seni hak ile gönderen Allah’a yemin olsun ki, içlerindekini bana açmadılar ve onların iş (görev) isteyeceklerini hissetmedim.” (Efendimiz) dudağının altındaki misvak (yukarı) çekilmiş (dudağı kıvrılmış) haldeyken ona bakıyor gibiyim. Şöyle buyurdu: “Biz işimize (görevimize), onu isteyen kimseyi asla tayin etmeyiz (veya etmeyeceğiz). Lakin sen git ey Ebu Musa —veya ey Abdullah b. Kays— Yemen'e!” Sonra Muaz b. Cebel’i onun peşinden gönderdi. (Muaz), onun (Ebu Musa'nın) yanına gelince, (Ebu Musa) ona bir yastık attı ve: “İn (otur)” dedi. O sırada yanında bağlanmış bir adam vardı. (Muaz): “Bu nedir?” dedi. (Ebu Musa): “Yahudi idi, Müslüman oldu, sonra tekrar Yahudi oldu (mürted)” dedi. (Muaz): “Otur” dedi. (Ebu Musa, Muaz'a): “(Hayır) o öldürülünceye kadar oturmam. (Bu) Allah ve Resulünün hükmüdür” dedi —üç defa (tekrarladı)—. Bunun üzerine (Ebu Musa) emretti ve o öldürüldü. Sonra gece kıyamını (namazını) müzakere ettik. Onlardan biri: “Bana gelince; ben (gecenin bir kısmında) kalkarım, (bir kısmında) uyurum. Ve uykumda da kalkışımda (ibadetimden) umduğum sevabı umarım” dedi.