7216. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، سَمِعْتُ جَابِرًا، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ بَايِعْنِي عَلَى الإِسْلاَمِ. فَبَايَعَهُ عَلَى الإِسْلاَمِ، ثُمَّ جَاءَ الْغَدَ مَحْمُومًا فَقَالَ أَقِلْنِي. فَأَبَى، فَلَمَّا وَلَّى قَالَ " الْمَدِينَةُ كَالْكِيرِ، تَنْفِي خَبَثَهَا، وَيَنْصَعُ طِيبُهَا ".
Ebu Nuaym bize tahdis etti, Süfyan bize tahdis etti; Muhammed b. Münkedir’den. Cabir’i işittim, dedi ki: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e bir bedevi geldi ve: ‘Benimle İslam üzerine beyatleş!’ dedi. (Nebi de) onunla İslam üzerine beyatleşti. Sonra ertesi gün hummalı bir halde geldi ve: ‘Beni (beyatimden) ikale et’ dedi. (Nebi) reddetti. O dönüp gidince (şöyle) buyurdu: ‘Medine körük gibidir; pisliğini (cürufunu) dışarı atar, temizini (halis olanını) parlatır.’”