7284. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ لَمَّا تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاسْتُخْلِفَ أَبُو بَكْرٍ بَعْدَهُ، وَكَفَرَ مَنْ كَفَرَ مِنَ الْعَرَبِ قَالَ عُمَرُ لأَبِي بَكْرٍ كَيْفَ تُقَاتِلُ النَّاسَ، وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ. فَمَنْ قَالَ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ. عَصَمَ مِنِّي مَالَهُ وَنَفْسَهُ، إِلاَّ بِحَقِّهِ، وَحِسَابُهُ عَلَى اللَّهِ ". فَقَالَ وَاللَّهِ لأُقَاتِلَنَّ مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ الصَّلاَةِ وَالزَّكَاةِ، فَإِنَّ الزَّكَاةَ حَقُّ الْمَالِ، وَاللَّهِ لَوْ مَنَعُونِي عِقَالاً كَانُوا يُؤَدُّونَهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَقَاتَلْتُهُمْ عَلَى مَنْعِهِ. فَقَالَ عُمَرُ فَوَاللَّهِ مَا هُوَ إِلاَّ أَنْ رَأَيْتُ اللَّهَ قَدْ شَرَحَ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ لِلْقِتَالِ فَعَرَفْتُ أَنَّهُ الْحَقُّ. قَالَ ابْنُ بُكَيْرٍ وَعَبْدُ اللَّهِ عَنِ اللَّيْثِ عَنَاقًا. وَهْوَ أَصَحُّ.
Kuteybe b. Said bize tahdis etti, Leys bize tahdis etti; Ukayl’den; Zühri’den. Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe bana haber verdi; Ebu Hureyre’den [naklederek]. Dedi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat edip de ondan sonra Ebu Bekir halife seçilince ve Araplardan irtidad edenler dinden dönünce, Ömer Ebu Bekir’e dedi ki: ‘Sen insanlarla nasıl savaşırsın? Oysa Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ben insanlarla “La ilahe illallah” deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Kim La ilahe illallah derse, malını ve canını benden korumuş olur; (İslam’ın) hakkı müstesna. Hesabı ise Allah’a aittir.’ (Ebu Bekir) dedi ki: ‘Vallahi namaz ile zekâtın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım. Çünkü zekât malın hakkıdır. Vallahi eğer Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e verdikleri bir oğlağı (veya deve yularını) bana vermezlerse (engel olurlarsa), onu vermedikleri için onlarla savaşırım.’ Ömer dedi ki: ‘Vallahi anladım ki bu, Allah’ın; Ebu Bekir’in göğsünü savaş için genişletmesinden başka bir şey değildir. Ve onun hak olduğunu anladım.’” İbn Bükeyr ve Abdullah, Leys’ten (ikalen yerine) “anâkan” (oğlak) diye rivayet etmiştir ki, bu daha sahihtir.