7424. Hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ ـ هُوَ التَّيْمِيُّ ـ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ دَخَلْتُ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ، فَلَمَّا غَرَبَتِ الشَّمْسُ قَالَ " يَا أَبَا ذَرٍّ هَلْ تَدْرِي أَيْنَ تَذْهَبُ هَذِهِ ". قَالَ قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. قَالَ " فَإِنَّهَا تَذْهَبُ تَسْتَأْذِنُ فِي السُّجُودِ فَيُؤْذَنُ لَهَا، وَكَأَنَّهَا قَدْ قِيلَ لَهَا ارْجِعِي مِنْ حَيْثُ جِئْتِ. فَتَطْلُعُ مِنْ مَغْرِبِهَا ". ثُمَّ قَرَأَ {ذَلِكَ مُسْتَقَرٌّ لَهَا} فِي قِرَاءَةِ عَبْدِ اللَّهِ.
Yahya b. Cafer bize tahdis etti. Ebu Muaviye bize tahdis etti. A'meş'ten; [o] İbrahim et-Teymi'den; [o] babasından; [o da] Ebu Zer'den [nakletti]. O dedi ki: Ben mescide girdim, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem oturuyordu. Güneş battığı zaman: “Ey Ebu Zer! Bu (Güneş) nereye gidiyor biliyor musun?” buyurdu. Ben: “Allah ve Resulü en iyi bilendir,” dedim. Buyurdu ki: “O gidip secde etmek için izin ister ve ona izin verilir. Ve sanki ona: ‘Geldiğin yerden geri dön,’ denilmiş gibidir. Böylece (Kıyamet günü) battığı yerden doğar.” Sonra [Resulullah]: { ذَلِكَ مُسْتَقَرٌّ لَهَا } ayetini okudu. Bu, Abdullah (b. Mesud)’un kıraatidir.