İman Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

139_1. Hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَهَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ وَأَبُو عَاصِمٍ الْحَنَفِيُّ - وَاللَّفْظُ لِقُتَيْبَةَ - قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ مِنْ حَضْرَمَوْتَ وَرَجُلٌ مِنْ كِنْدَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ الْحَضْرَمِيُّ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا قَدْ غَلَبَنِي عَلَى أَرْضٍ لِي كَانَتْ لأَبِي ‏.‏ فَقَالَ الْكِنْدِيُّ هِيَ أَرْضِي فِي يَدِي أَزْرَعُهَا لَيْسَ لَهُ فِيهَا حَقٌّ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلْحَضْرَمِيِّ ‏"‏ أَلَكَ بَيِّنَةٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلَكَ يَمِينُهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الرَّجُلَ فَاجِرٌ لاَ يُبَالِي عَلَى مَا حَلَفَ عَلَيْهِ وَلَيْسَ يَتَوَرَّعُ مِنْ شَىْءٍ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ لَيْسَ لَكَ مِنْهُ إِلاَّ ذَلِكَ ‏"‏ فَانْطَلَقَ لِيَحْلِفَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا أَدْبَرَ ‏"‏ أَمَا لَئِنْ حَلَفَ عَلَى مَالِهِ لِيَأْكُلَهُ ظُلْمًا لَيَلْقَيَنَّ اللَّهَ وَهُوَ عَنْهُ مُعْرِضٌ ‏"‏ ‏.‏

Kuteybe b. Said, Ebu Bekir b. Ebi Şeybe, Hennâd b. es-Serî ve Ebu Âsım el-Hanefî bize tahdis ettiler; —lafız Kuteybe'nindir— hep birlikte: “Ebu'l-Ahvas bize tahdis etti,” dediler. Simâk'tan; [o] Alkame b. Vail'den; [o da] babasından [naklen]. Dedi ki: Hadramut'tan bir adam ile Kinde'den bir adam Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in huzuruna geldiler. Hadramutlu olan: “Ey Allah'ın Resulü! Şüphesiz şu adam babamdan kalan arazim hususunda bana galip geldi,” dedi. Kindeli ise: “O arazi benimdir; elimdedir, onu ekiyorum; onun o arazide hiçbir hakkı yoktur,” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Hadramutluya: “Bir delilin var mı?” diye sordu. O: “Hayır,” dedi. Buyurdu ki: “O hâlde [hakkın] onun yemini [üzerinedir].” [Hadramutlu]: “Ey Allah'ın Resulü! Şüphesiz bu adam günahkâr biridir; ne üzerine yemin ettiğine aldırış etmez ve hiçbir şeyden sakınmaz!” dedi. Buyurdu ki: “Senin için ondan alabileceğin ancak budur.” [Kindeli] yemin etmek için yönelince, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem o arkasını dönüp giderken [şöyle] buyurdu: “Şayet o, onun malını haksız yere yemek için yemin ederse; Allah'a, O kendisinden yüz çevirmiş olduğu hâlde kavuşur.”