150_2. Hadis
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِي ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَمِّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، سَعْدٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْطَى رَهْطًا وَسَعْدٌ جَالِسٌ فِيهِمْ قَالَ سَعْدٌ فَتَرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ مَنْ لَمْ يُعْطِهِ وَهُوَ أَعْجَبُهُمْ إِلَىَّ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاهُ مُؤْمِنًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَوْ مُسْلِمًا " . قَالَ فَسَكَتُّ قَلِيلاً ثُمَّ غَلَبَنِي مَا أَعْلَمُ مِنْهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاهُ مُؤْمِنًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَوْ مُسْلِمًا " . قَالَ فَسَكَتُّ قَلِيلاً ثُمَّ غَلَبَنِي مَا عَلِمْتُ مِنْهُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَكَ عَنْ فُلاَنٍ فَوَاللَّهِ إِنِّي لأَرَاهُ مُؤْمِنًا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَوْ مُسْلِمًا . إِنِّي لأُعْطِي الرَّجُلَ وَغَيْرُهُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْهُ خَشْيَةَ أَنْ يُكَبَّ فِي النَّارِ عَلَى وَجْهِهِ " .
Amir b. Sa'd b. Ebû Vakkâs, babası Sa'd'dan şöyle rivayet etti: Resûlullah (s.a.v.) bir gruba (mal) verdi, Sa'd da onların arasında oturuyordu. Sa'd dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) onlardan, benim en çok beğendiğim bir adamı bırakıp ona vermedi. Ben: "Ey Allah'ın Elçisi! Filana niçin vermedin? Vallahi ben onu mümin bir kimse olarak görüyorum" dedim. Resûlullah (s.a.v.): "Yahut Müslüman (de)" buyurdu. (Sa'd) dedi ki: Bir süre sustum, sonra onun hakkında bildiğim (iyi haller) bana galip geldi ve: "Ey Allah'ın Elçisi! Filana niçin vermedin? Vallahi ben onu mümin bir kimse olarak görüyorum" dedim. Resûlullah (s.a.v.): "Yahut Müslüman (de)" buyurdu. Sonra bir süre daha sustum, ardından bildiğim şeyler yine ağır bastı ve tekrar: "Ey Allah'ın Elçisi! Filana niçin vermedin? Vallahi ben onu mümin bir kimse olarak görüyorum" dedim. Resûlullah (s.a.v.) yine: "Yahut Müslüman (de). Şüphesiz ben bir kimseye (mal) veririm, oysa başkası bana ondan daha sevimlidir. (Bunu o kimsenin) yüzüstü cehennem ateşine atılmasından korktuğum için (yapıyorum)" buyurdu.