İman Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

160_1. Hadis

حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَرْحٍ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا قَالَتْ كَانَ أَوَّلُ مَا بُدِئَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْوَحْىِ الرُّؤْيَا الصَّادِقَةَ فِي النَّوْمِ فَكَانَ لاَ يَرَى رُؤْيَا إِلاَّ جَاءَتْ مِثْلَ فَلَقِ الصُّبْحِ ثُمَّ حُبِّبَ إِلَيْهِ الْخَلاَءُ فَكَانَ يَخْلُو بِغَارِ حِرَاءٍ يَتَحَنَّثُ فِيهِ - وَهُوَ التَّعَبُّدُ - اللَّيَالِيَ أُولاَتِ الْعَدَدِ قَبْلَ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى أَهْلِهِ وَيَتَزَوَّدُ لِذَلِكَ ثُمَّ يَرْجِعُ إِلَى خَدِيجَةَ فَيَتَزَوَّدُ لِمِثْلِهَا حَتَّى فَجِئَهُ الْحَقُّ وَهُوَ فِي غَارِ حِرَاءٍ فَجَاءَهُ الْمَلَكُ فَقَالَ اقْرَأْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَا أَنَا بِقَارِئٍ - قَالَ - فَأَخَذَنِي فَغَطَّنِي حَتَّى بَلَغَ مِنِّي الْجَهْدَ ثُمَّ أَرْسَلَنِي فَقَالَ اقْرَأْ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ مَا أَنَا بِقَارِئٍ - قَالَ - فَأَخَذَنِي فَغَطَّنِي الثَّانِيَةَ حَتَّى بَلَغَ مِنِّي الْجَهْدَ ثُمَّ أَرْسَلَنِي فَقَالَ اقْرَأْ ‏.‏ فَقُلْتُ مَا أَنَا بِقَارِئٍ فَأَخَذَنِي فَغَطَّنِي الثَّالِثَةَ حَتَّى بَلَغَ مِنِّي الْجَهْدَ ثُمَّ أَرْسَلَنِي ‏.‏ فَقَالَ ‏{‏ اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ * خَلَقَ الإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ * اقْرَأْ وَرَبُّكَ الأَكْرَمُ * الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ * عَلَّمَ الإِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ‏}‏ ‏"‏ ‏.‏ فَرَجَعَ بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَرْجُفُ بَوَادِرُهُ حَتَّى دَخَلَ عَلَى خَدِيجَةَ فَقَالَ ‏"‏ زَمِّلُونِي زَمِّلُونِي ‏"‏ ‏.‏ فَزَمَّلُوهُ حَتَّى ذَهَبَ عَنْهُ الرَّوْعُ ثُمَّ قَالَ لِخَدِيجَةَ ‏"‏ أَىْ خَدِيجَةُ مَا لِي ‏"‏ ‏.‏ وَأَخْبَرَهَا الْخَبَرَ قَالَ ‏"‏ لَقَدْ خَشِيتُ عَلَى نَفْسِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ لَهُ خَدِيجَةُ كَلاَّ أَبْشِرْ فَوَاللَّهِ لاَ يُخْزِيكَ اللَّهُ أَبَدًا وَاللَّهِ إِنَّكَ لَتَصِلُ الرَّحِمَ وَتَصْدُقُ الْحَدِيثَ وَتَحْمِلُ الْكَلَّ وَتَكْسِبُ الْمَعْدُومَ وَتَقْرِي الضَّيْفَ وَتُعِينُ عَلَى نَوَائِبِ الْحَقِّ ‏.‏ فَانْطَلَقَتْ بِهِ خَدِيجَةُ حَتَّى أَتَتْ بِهِ وَرَقَةَ بْنَ نَوْفَلِ بْنِ أَسَدِ بْنِ عَبْدِ الْعُزَّى وَهُوَ ابْنُ عَمِّ خَدِيجَةَ أَخِي أَبِيهَا وَكَانَ امْرَأً تَنَصَّرَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ وَكَانَ يَكْتُبُ الْكِتَابَ الْعَرَبِيَّ وَيَكْتُبُ مِنَ الإِنْجِيلِ بِالْعَرَبِيَّةِ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَكْتُبَ وَكَانَ شَيْخًا كَبِيرًا قَدْ عَمِيَ ‏.‏ فَقَالَتْ لَهُ خَدِيجَةُ أَىْ عَمِّ اسْمَعْ مِنِ ابْنِ أَخِيكَ ‏.‏ قَالَ وَرَقَةُ بْنُ نَوْفَلٍ يَا ابْنَ أَخِي مَاذَا تَرَى فَأَخْبَرَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَبَرَ مَا رَآهُ فَقَالَ لَهُ وَرَقَةُ هَذَا النَّامُوسُ الَّذِي أُنْزِلَ عَلَى مُوسَى صلى الله عليه وسلم يَا لَيْتَنِي فِيهَا جَذَعًا يَا لَيْتَنِي أَكُونُ حَيًّا حِينَ يُخْرِجُكَ قَوْمُكَ ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَوَمُخْرِجِيَّ هُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَرَقَةُ نَعَمْ لَمْ يَأْتِ رَجُلٌ قَطُّ بِمَا جِئْتَ بِهِ إِلاَّ عُودِيَ وَإِنْ يُدْرِكْنِي يَوْمُكَ أَنْصُرْكَ نَصْرًا مُؤَزَّرًا ‏"‏ ‏.‏

Ebu't-Tahir Ahmed b. Amr b. Abdullah b. Amr b. Serh bana tahdis etti. İbn Vehb bize haber verdi. Yunus bana haber verdi. İbn Şihab'dan [naklen]. Urve b. ez-Zübeyr bana tahdis etti ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşi Aişe ona şöyle haber vermiştir: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e vahyin başlangıcı, uykuda gördüğü sadık rüyalarla olmuştur. Gördüğü her rüya, sabahın aydınlığı gibi çıkardı. Sonra kendisine yalnızlık sevdirildi. Hira mağarasına çekilip orada, ailesine dönmeden önce belirli sayıda geceler “tahannüs” —ki bu ibadet etmektir— yapardı. Bunun için yanına azık alırdı. Sonra Hatice'nin yanına döner, yine bir o kadar zaman için azık alırdı. Nihayet Hira mağarasındayken kendisine Hak [vahiy] ansızın geliverdi. Melek gelip O’na: “Oku!” dedi. O: “Ben okuyan biri değilim [okuma bilmem],” dedi. [Resulullah] dedi ki: “Bunun üzerine [melek] beni tutup kucakladı ve takatimin sonuna kadar sıktı. Sonra beni bıraktı ve [tekrar]: ‘Oku!’ dedi. Ben: ‘Ben okuyan biri değilim,’ dedim. [Melek] beni ikinci defa tutup kucakladı ve takatimin sonuna kadar sıktı. Sonra beni bıraktı ve [yine]: ‘Oku!’ dedi. Ben: ‘Ben okuyan biri değilim,’ dedim. [Melek] beni üçüncü defa tutup kucakladı ve takatimin sonuna kadar sıktı. Sonra beni bıraktı ve şöyle dedi: { اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ * خَلَقَ الإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ * اقْرَأْ وَرَبُّكَ الأَكْرَمُ * الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ * عَلَّمَ الإِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ } “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alaktan [aşılanmış yumurtadan] yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle öğretendir. İnsana bilmediğini öğretendir.”” Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bu ayetlerle, omuz etleri [boyun kasları] titreyerek geri döndü. Hatice’nin yanına girdi ve: “Beni örtün, beni örtün!” dedi. Korkusu geçinceye kadar onu örttüler. Sonra Hatice’ye: “Ey Hatice! Bana ne oluyor?” dedi ve başından geçenleri anlatarak: “Kendimden korktum,” dedi. Hatice O’na: “Asla! Müjde olsun; vallahi Allah seni hiçbir zaman utandırmaz. Çünkü sen akrabalık bağlarını gözetirsin, doğru konuşursun, darda kalanların yükünü taşırsın, fakiri kazandırırsın, misafiri ağırlarsın ve hak uğrunda başına musibet gelenlere yardım edersin,” dedi. Daha sonra Hatice O’nu alıp, babasının kardeşi oğlu Varaka b. Nevfel b. Esed b. Abdüluzza’ya götürdü. Varaka, Cahiliye döneminde Hristiyan olmuş bir kimseydi; İbranice [Arapça] yazı yazar ve İncil’den Allah’ın dilemesiyle bir şeyler [Arapça olarak] yazardı. Kendisi oldukça yaşlanmış ve gözleri görmez olmuş bir ihtiyardı. Hatice O’na: “Ey amca oğlu! Kardeşinin oğlunu bir dinle,” dedi. Varaka b. Nevfel: “Ey kardeşimin oğlu! Ne görüyorsun?” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem gördüğü şeyi O’na anlattı. Varaka O’na: “Bu, Musa sallallâhu aleyhi ve sellem’e indirilen Namus’tur [Cebrail’dir]. Keşke senin davet günlerinde genç olsaydım! Keşke kavmin seni [yurdundan] çıkardıkları zaman hayatta olsaydım!” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Onlar beni çıkaracaklar mı?” buyurdu. Varaka: “Evet, senin getirdiğin şeyin bir benzerini getiren hiçbir adam yoktur ki ona düşmanlık edilmesin. Şayet senin o günlerine yetişirsem, sana var gücümle yardım ederim,” dedi.