924. Hadis
حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّدَفِيُّ، وَعَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْعَامِرِيُّ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحَارِثِ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ عُمَرَ قَالَ اشْتَكَى سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ شَكْوَى لَهُ فَأَتَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعُودُهُ مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ وَسَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ فَلَمَّا دَخَلَ عَلَيْهِ وَجَدَهُ فِي غَشِيَّةٍ فَقَالَ " أَقَدْ قَضَى " . قَالُوا لاَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَبَكَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا رَأَى الْقَوْمُ بُكَاءَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَكَوْا فَقَالَ " أَلاَ تَسْمَعُونَ إِنَّ اللَّهَ لاَ يُعَذِّبُ بِدَمْعِ الْعَيْنِ وَلاَ بِحُزْنِ الْقَلْبِ وَلَكِنْ يُعَذِّبُ بِهَذَا - وَأَشَارَ إِلَى لِسَانِهِ - أَوْ يَرْحَمُ " .
Bize Yunus b. Abdila’lâ es-Sadefî ve Amr b. Sevvâd el-Âmirî anlattılar; dediler ki: Bize Abdullah b. Vehb haber verdi; bana Amr b. el-Hâris haber verdi; Saîd b. el-Hâris el-Ensârî’den; Abdullah b. Ömer’den; [şöyle demiştir]: “Sa’d b. Ubâde hastalandı. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem; Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebî Vakkâs ve Abdullah b. Mes’ûd ile birlikte onu ziyarete geldi. Yanına girdiğinde onu baygın bir halde buldu ve: ‘Vefat mı etti?’ buyurdu. ‘Hayır ey Allah’ın Resulü’ dediler. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ağladı. Oradakiler de Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in ağladığını görünce ağladılar. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ‘İşitmiyor musunuz? Şüphesiz Allah gözyaşı sebebiyle veya kalbin hüznü sebebiyle azap etmez. Ancak -dilini işaret ederek- bunun sebebiyle azap eder veya merhamet eder.’”