945_2. Hadis
حَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ، بْنُ حُمَيْدٍ عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، كِلاَهُمَا عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم إِلَى قَوْلِهِ الْجَبَلَيْنِ الْعَظِيمَيْنِ . وَلَمْ يَذْكُرَا مَا بَعْدَهُ وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الأَعْلَى حَتَّى يُفْرَغَ مِنْهَا وَفِي حَدِيثِ عَبْدِ الرَّزَّاقِ حَتَّى تُوضَعَ فِي اللَّحْدِ
Bize onu Ebu Bekir b. Ebi Şeybe anlattı; bize Abdül-A'lâ anlattı. (H) Bize İbn Rafi' ve Abd b. Humeyd, Abdurrezzak'tan anlattılar; her ikisi de Ma'mer'den; Zühri'den; Said b. el-Müseyyeb'den; Ebu Hureyre'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den [naklederek]: [Ravi, hadisi] “iki büyük dağ” sözüne kadar [zikretti]. Ondan sonrasını her ikisi de zikretmediler. Abdül-A'lâ'nın hadisinde “ta ki ondan boşalıncaya kadar”, Abdurrezzak'ın hadisinde ise “ta ki lahit (yan tarafı oyulmuş kabir tipi) içine konuluncaya kadar” [ibareleri yer almaktadır].