Cenazeler Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

945_7. Hadis

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، حَدَّثَنِي حَيْوَةُ، حَدَّثَنِي أَبُو صَخْرٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُسَيْطٍ، أَنَّهُ حَدَّثَهُ أَنَّ دَاوُدَ بْنَ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ كَانَ قَاعِدًا عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ إِذْ طَلَعَ خَبَّابٌ صَاحِبُ الْمَقْصُورَةِ فَقَالَ يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ أَلاَ تَسْمَعُ مَا يَقُولُ أَبُو هُرَيْرَةَ إِنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ خَرَجَ مَعَ جَنَازَةٍ مِنْ بَيْتِهَا وَصَلَّى عَلَيْهَا ثُمَّ تَبِعَهَا حَتَّى تُدْفَنَ كَانَ لَهُ قِيرَاطَانِ مِنْ أَجْرٍ كُلُّ قِيرَاطٍ مِثْلُ أُحُدٍ وَمَنْ صَلَّى عَلَيْهَا ثُمَّ رَجَعَ كَانَ لَهُ مِنَ الأَجْرِ مِثْلُ أُحُدٍ ‏"‏ ‏.‏ فَأَرْسَلَ ابْنُ عُمَرَ خَبَّابًا إِلَى عَائِشَةَ يَسْأَلُهَا عَنْ قَوْلِ أَبِي هُرَيْرَةَ ثُمَّ يَرْجِعُ إِلَيْهِ فَيُخْبِرُهُ مَا قَالَتْ وَأَخَذَ ابْنُ عُمَرَ قَبْضَةً مِنْ حَصَى الْمَسْجِدِ يُقَلِّبُهَا فِي يَدِهِ حَتَّى رَجَعَ إِلَيْهِ الرَّسُولُ فَقَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ صَدَقَ أَبُو هُرَيْرَةَ ‏.‏ فَضَرَبَ ابْنُ عُمَرَ بِالْحَصَى الَّذِي كَانَ فِي يَدِهِ الأَرْضَ ثُمَّ قَالَ لَقَدْ فَرَّطْنَا فِي قَرَارِيطَ كَثِيرَةٍ ‏.‏

Bana Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr anlattı; bize Abdullah b. Yezid anlattı; bana Hayve anlattı; bana Ebu Sahr anlattı; Yezid b. Abdullah b. Kusayt'tan; o ona Davud b. Amir b. Sa'd b. Ebi Vakkas'ın ona babasından [naklederek] anlattığını [şöyle] haber verdi: [Babası Amir b. Sa'd] Abdullah b. Ömer'in yanında oturuyordu. O sırada Maksure (cami içindeki bölme) sahibi Habbab çıkageldi ve dedi ki: “Ey Abdullah b. Ömer! Ebu Hureyre'nin ne dediğini işitmiyor musun? O, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i [şöyle] buyururken işitmiş: “Kim bir cenaze ile birlikte evinden çıkar, [onun cenaze] namazını kılar, sonra defnedilinceye kadar peşinden giderse ona ecirden (sevaptan) iki kırat (sevap ölçüsü) vardır; her bir kırat Uhud (dağı) gibidir. Kim de [sadece cenaze] namazını kılar sonra dönerse ona ecirden Uhud (dağı) kadarı vardır.”” Bunun üzerine İbn Ömer; Habbab'ı Âişe'ye, Ebu Hureyre'nin sözünü sorması ve sonra kendisine dönüp ne dediğini haber vermesi için gönderdi. Bu sırada İbn Ömer mescidin çakıl taşlarından bir avuç aldı ve haberci kendisine dönünceye kadar onları elinde evirip çevirdi. [Haberci] gelince: “Âişe; 'Ebu Hureyre doğru söyledi' dedi.” dedi. Bunun üzerine İbn Ömer elindeki çakıl taşlarını yere vurdu ve sonra: “Gerçekten biz birçok kıratı kaçırmışız.” dedi.