1000_1. Hadis
حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ الرَّبِيعِ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ زَيْنَبَ، امْرَأَةِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَصَدَّقْنَ يَا مَعْشَرَ النِّسَاءِ وَلَوْ مِنْ حُلِيِّكُنَّ " . قَالَتْ فَرَجَعْتُ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ فَقُلْتُ إِنَّكَ رَجُلٌ خَفِيفُ ذَاتِ الْيَدِ وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أَمَرَنَا بِالصَّدَقَةِ فَأْتِهِ فَاسْأَلْهُ فَإِنْ كَانَ ذَلِكَ يَجْزِي عَنِّي وَإِلاَّ صَرَفْتُهَا إِلَى غَيْرِكُمْ . قَالَتْ فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ بَلِ ائْتِيهِ أَنْتِ . قَالَتْ فَانْطَلَقْتُ فَإِذَا امْرَأَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ بِبَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَاجَتِي حَاجَتُهَا - قَالَتْ - وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أُلْقِيَتْ عَلَيْهِ الْمَهَابَةُ - قَالَتْ - فَخَرَجَ عَلَيْنَا بِلاَلٌ فَقُلْنَا لَهُ ائْتِ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبِرْهُ أَنَّ امْرَأَتَيْنِ بِالْبَابِ تَسْأَلاَنِكَ أَتَجْزِي الصَّدَقَةُ عَنْهُمَا عَلَى أَزْوَاجِهِمَا وَعَلَى أَيْتَامٍ فِي حُجُورِهِمَا وَلاَ تُخْبِرْهُ مَنْ نَحْنُ - قَالَتْ - فَدَخَلَ بِلاَلٌ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ هُمَا " . فَقَالَ امْرَأَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ وَزَيْنَبُ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَىُّ الزَّيَانِبِ " . قَالَ امْرَأَةُ عَبْدِ اللَّهِ . فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَهُمَا أَجْرَانِ أَجْرُ الْقَرَابَةِ وَأَجْرُ الصَّدَقَةِ " .
Bize Hasan b. er-Rabî' anlattı; bize Ebu'l-Ahvâs anlattı; el-A'meş'ten; Ebu Vâil'den; Amr b. el-Hâris'ten; o da Abdullah [b. Mes'ud]'un karısı Zeyneb'den; [naklettiğine göre] şöyle demiştir: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Ey kadınlar topluluğu! Ziynet eşyanızdan (huly) bile olsa sadaka verin!” buyurdu. Zeyneb dedi ki: Abdullah'a döndüm ve şöyle dedim: “Sen eli dar (fakir) bir adamsın. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize sadaka vermeyi emretti. Ona git ve sor; eğer bu (sana vermem) benim yerime geçecekse [ne âlâ]; değilse onu sizden başkasına vereceğim.” Zeyneb dedi ki: Abdullah bana: “Bilakis sen ona git!” dedi. Zeyneb dedi ki: Ben de gittim. Bir de baktım ki Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in kapısında Ensar'dan bir kadın var; benim hacetim onun da haceti idi. -Zeyneb dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e [Allah tarafından] bir mehâbet (heybet) verilmişti.- Zeyneb dedi ki: Derken Bilal yanımıza çıktı. Ona: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e git ve ona haber ver ki; kapıda iki kadın var, sana şunu soruyorlar: Sadakanın; kocalarına ve himayelerinde bulunan yetimlere [verilmesi], kendileri namına yeterli olur mu? Sakın ona bizim kim olduğumuzu haber verme!” dedik. Zeyneb dedi ki: Bilal, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanına girdi ve ona sordu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: “O ikisi kimdir?” buyurdu. [Bilal]: “Ensar'dan bir kadın ve Zeyneb” dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Hangi Zeyneb?” buyurdu. [Bilal]: “Abdullah'ın karısı” dedi. Bunun üzerine Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona şöyle buyurdu: “Onlar için iki ecir vardır: Akrabalık ecri ve sadaka ecri.”