1001_1. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ لِي أَجْرٌ فِي بَنِي أَبِي سَلَمَةَ أُنْفِقُ عَلَيْهِمْ وَلَسْتُ بِتَارِكَتِهِمْ هَكَذَا وَهَكَذَا إِنَّمَا هُمْ بَنِيَّ . فَقَالَ " نَعَمْ لَكِ فِيهِمْ أَجْرُ مَا أَنْفَقْتِ عَلَيْهِمْ " .
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. el-Alâ anlattı; bize Ebu Üsâme anlattı; bize Hişam anlattı; babasından; Zeyneb bint Ebî Seleme'den; o da Ümmü Seleme'den; [naklettiğine göre] şöyle demiştir: “Ya Resulallah! Ebu Seleme'nin oğullarına infak etmemden dolayı benim için bir ecir var mıdır? Ben onları şöyle ve şöyle (perişan bir halde) terk edecek değilim; onlar ancak benim oğullarımdır” dedim. Buyurdu ki: “Evet, onlara infak ettiğin şeyin ecri senin içindir.”