1007_1. Hadis
حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سَلاَّمٍ - عَنْ زَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَلاَّمٍ، يَقُولُ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ فَرُّوخَ، أَنَّهُ سَمِعَ عَائِشَةَ، تَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّهُ خُلِقَ كُلُّ إِنْسَانٍ مِنْ بَنِي آدَمَ عَلَى سِتِّينَ وَثَلاَثِمَائَةِ مَفْصِلٍ فَمَنْ كَبَّرَ اللَّهَ وَحَمِدَ اللَّهَ وَهَلَّلَ اللَّهَ وَسَبَّحَ اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ اللَّهَ وَعَزَلَ حَجَرًا عَنْ طَرِيقِ النَّاسِ أَوْ شَوْكَةً أَوْ عَظْمًا عَنْ طَرِيقِ النَّاسِ وَأَمَرَ بِمَعْرُوفٍ أَوْ نَهَى عَنْ مُنْكَرٍ عَدَدَ تِلْكَ السِّتِّينَ وَالثَّلاَثِمِائَةِ السُّلاَمَى فَإِنَّهُ يَمْشِي يَوْمَئِذٍ وَقَدْ زَحْزَحَ نَفْسَهُ عَنِ النَّارِ " . قَالَ أَبُو تَوْبَةَ وَرُبَّمَا قَالَ " يُمْسِي " .
Bize Hasen b. Alî el-Hulvânî anlattı; dedi ki: Bize Ebû Tevbe er-Rabî' b. Nâfi' anlattı; dedi ki: Bize Muâviye -yani İbn Sellâm- anlattı; Zeyd'den; o Ebû Sellâm'ı şöyle derken işitmiş: Bana Abdullah b. Ferrûh anlattı; o Âişe'yi şöyle derken işitmiş: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Âdemoğullarından her insan üç yüz altmış eklem üzere yaratılmıştır. Kim Allah'ı tekbir eder, Allah'a hamd eder, Allah'ı tehlil eder, Allah'ı tesbih eder, Allah'tan bağışlanma diler, insanların yolundan bir taşı veya bir dikeni ya da bir kemiği uzaklaştırır, iyiliği emreder veya kötülükten sakındırırsa; bu üç yüz altmış eklem sayısınca [bunu yaparsa], şüphesiz o [kimse] o gün kendisini ateşten uzaklaştırmış olarak yürür." Ebû Tevbe dedi ki: Belki de "akşama erer" [dedi].