1021_1. Hadis
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ عَمْرٌو وَحَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ قَالَ وَقَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ عَنِ الْحَسَنِ بْنِ مُسْلِمٍ عَنْ طَاوُسٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَثَلُ الْمُنْفِقِ وَالْمُتَصَدِّقِ كَمَثَلِ رَجُلٍ عَلَيْهِ جُبَّتَانِ أَوْ جُنَّتَانِ مِنْ لَدُنْ ثُدِيِّهِمَا إِلَى تَرَاقِيهِمَا فَإِذَا أَرَادَ الْمُنْفِقُ - وَقَالَ الآخَرُ فَإِذَا أَرَادَ الْمُتَصَدِّقُ - أَنْ يَتَصَدَّقَ سَبَغَتْ عَلَيْهِ أَوْ مَرَّتْ وَإِذَا أَرَادَ الْبَخِيلُ أَنْ يُنْفِقَ قَلَصَتْ عَلَيْهِ وَأَخَذَتْ كُلُّ حَلْقَةٍ مَوْضِعَهَا حَتَّى تُجِنَّ بَنَانَهُ وَتَعْفُوَ أَثَرَهُ " . قَالَ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَقَالَ يُوَسِّعُهَا فَلاَ تَتَّسِعُ .
Bize Amr en-Nakid anlattı; Bize Süfyan b. Uyeyne anlattı; Ebu'z-Zinad'dan; A'rec'den; Ebu Hureyre'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den. Amr dedi ki: Ve bize Süfyan b. Uyeyne anlattı; dedi ki: Ve İbn Cüreyc, Hasan b. Müslim'den; (o) Tavus'tan; (o) Ebu Hureyre'den; (o) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; (naklederek) şöyle buyurduğunu (rivayet etti): “İnfak eden [veya sadaka veren] ile cimrinin durumu, göğüslerinden köprücük kemiklerine kadar üzerlerinde demirden iki cübbe -veya iki zırh- bulunan iki adamın durumu gibidir. İnfak eden -diğeri ‘sadaka veren’ dedi- sadaka vermek istediğinde, o zırh üzerine genişler veya uzar (bedenini örter). Cimri ise infak etmek istediğinde, zırh üzerine daralır ve her halka yerine (sıkıca) oturur. Hatta parmak uçlarını örter ve izini siler.” Dedi ki: Ebu Hureyre şöyle dedi: “Onu genişletmeye çalışır ama o genişlemez.”