1021_2. Hadis
حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ أَبُو أَيُّوبَ الْغَيْلاَنِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، - يَعْنِي الْعَقَدِيَّ - حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَافِعٍ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ ضَرَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَثَلَ الْبَخِيلِ وَالْمُتَصَدِّقِ كَمَثَلِ رَجُلَيْنِ عَلَيْهِمَا جُنَّتَانِ مِنْ حَدِيدٍ قَدِ اضْطُرَّتْ أَيْدِيهِمَا إِلَى ثُدَيِّهِمَا وَتَرَاقِيهِمَا فَجَعَلَ الْمُتَصَدِّقُ كُلَّمَا تَصَدَّقَ بِصَدَقَةٍ انْبَسَطَتْ عَنْهُ حَتَّى تُغَشِّيَ أَنَامِلَهُ وَتَعْفُوَ أَثَرَهُ وَجَعَلَ الْبَخِيلُ كُلَّمَا هَمَّ بِصَدَقَةٍ قَلَصَتْ وَأَخَذَتْ كُلُّ حَلْقَةٍ مَكَانَهَا " . قَالَ فَأَنَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ بِإِصْبَعِهِ فِي جَيْبِهِ فَلَوْ رَأَيْتَهُ يُوَسِّعُهَا وَلاَ تَوَسَّعُ .
Bana Süleyman b. Ubeydullah Ebu Eyyub el-Geylani anlattı; Bize Ebu Amir -yani el-Akedi- anlattı; Bize İbrahim b. Nafi' anlattı; Hasan b. Müslim'den; Tavus'tan; Ebu Hureyre'den; dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle bir misal verdi: “Cimri ile sadaka verenin durumu, üzerlerinde demirden iki zırh bulunan iki adamın durumu gibidir. (Bu zırhlar sebebiyle) elleri göğüslerine ve köprücük kemiklerine yapışmıştır. Sadaka veren, her sadaka verdiğinde (zırh) üzerinden genişler (gevşer); hatta parmak uçlarını örter ve (yürürken ayak) izini siler. Cimri ise, her sadaka vermeye yeltendiğinde (zırh) büzülür ve her halka yerini alır (sıkışır).” Dedi ki: Ben Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in parmağıyla yakasını işaret ettiğini gördüm. Eğer O'nun bunu genişletmeye çalıştığını fakat genişlemediğini bir görseydin!