991_1. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَلاَّمٍ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ، - يَعْنِي ابْنَ مُسْلِمٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا يَسُرُّنِي أَنَّ لِي أُحُدًا ذَهَبًا تَأْتِي عَلَىَّ ثَالِثَةٌ وَعِنْدِي مِنْهُ دِينَارٌ إِلاَّ دِينَارٌ أُرْصِدُهُ لِدَيْنٍ عَلَىَّ " .
Bize Abdurrahman b. Sellâm el-Cumahî anlattı; bize er-Rabî' -yani İbn Müslim- anlattı; o, Muhammed b. Ziyâd'dan; o da Ebu Hüreyre'den; [naklettiğine göre] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem [şöyle] buyurmuştur: “Uhud [dağı] kadar altınım olup da; üzerimden üç [gece] geçtikten sonra -üzerimdeki bir borç için ayırdığım bir dinar müstesna- ondan yanımda bir dinar bile kalması beni sevindirmez.”