Zekât Kitabı

Müslim · Sahih-i Müslim (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

992_2. Hadis

وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَشْهَبِ، حَدَّثَنَا خُلَيْدٌ الْعَصَرِيُّ، عَنِ الأَحْنَفِ، بْنِ قَيْسٍ قَالَ كُنْتُ فِي نَفَرٍ مِنْ قُرَيْشٍ فَمَرَّ أَبُو ذَرٍّ وَهُوَ يَقُولُ بَشِّرِ الْكَانِزِينَ بِكَىٍّ فِي ظُهُورِهِمْ يَخْرُجُ مِنْ جُنُوبِهِمْ وَبِكَىٍّ مِنْ قِبَلِ أَقْفَائِهِمْ يَخْرُجُ مِنْ جِبَاهِهِمْ ‏.‏ - قَالَ - ثُمَّ تَنَحَّى فَقَعَدَ ‏.‏ - قَالَ - قُلْتُ مَنْ هَذَا قَالُوا هَذَا أَبُو ذَرٍّ ‏.‏ قَالَ فَقُمْتُ إِلَيْهِ فَقُلْتُ مَا شَىْءٌ سَمِعْتُكَ تَقُولُ قُبَيْلُ قَالَ مَا قُلْتُ إِلاَّ شَيْئًا قَدْ سَمِعْتُهُ مِنْ نَبِيِّهِمْ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ قَالَ قُلْتُ مَا تَقُولُ فِي هَذَا الْعَطَاءِ قَالَ خُذْهُ فَإِنَّ فِيهِ الْيَوْمَ مَعُونَةً فَإِذَا كَانَ ثَمَنًا لِدِينِكَ فَدَعْهُ‏.‏

Bize Şeyban b. Ferrûh anlattı; bize Ebu'l-Eşheb anlattı; bize Huleyd el-Asarî anlattı; el-Ahnef b. Kays'tan; [naklettiğine göre] şöyle demiştir: Kureyş'ten bir topluluğun arasındaydım. Ebu Zer [yanımızdan] geçti ve şöyle diyordu: “Mal biriktirenleri (kenz yapanları); sırtlarına [yapılacak] ve böğürlerinden çıkacak bir dağlama ile ve enselerinden [yapılacak] ve alınlarından çıkacak bir dağlama ile müjdele!” Sonra bir kenara çekilip oturdu. [Ahnef] dedi ki: “Bu kimdir?” diye sordum. “Bu Ebu Zer'dir” dediler. Bunun üzerine kalkıp yanına gittim ve: “Az önce söylerken işittiğim şey nedir?” dedim. Dedi ki: “Ben, onların Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem'den işittiğim şeyden başkasını söylemedim.” Ben: “Peki bu [verilen] bağış (atâ) hakkında ne dersin?” dedim. Dedi ki: “Onu al! Çünkü o bugün [senin için] bir yardımdır. Ancak ne zaman ki dinin için bir bedel olursa, o zaman onu bırak!”