996. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْجَرْمِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَبْجَرَ الْكِنَانِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ مُصَرِّفٍ، عَنْ خَيْثَمَةَ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو إِذْ جَاءَهُ قَهْرَمَانٌ لَهُ فَدَخَلَ فَقَالَ أَعْطَيْتَ الرَّقِيقَ قُوتَهُمْ قَالَ لاَ . قَالَ فَانْطَلِقْ فَأَعْطِهِمْ . قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَفَى بِالْمَرْءِ إِثْمًا أَنْ يَحْبِسَ عَمَّنْ يَمْلِكُ قُوتَهُ " .
Bize Said b. Muhammed el-Cermî anlattı; bize Abdurrahman b. Abdilmelik b. Ebcer el-Kinânî anlattı; babasından; Talha b. Musarrif'ten; o da Hayseme'den; [naklettiğine göre] şöyle demiştir: Abdullah b. Amr ile birlikte oturuyorduk. Derken kahramanı (kahyası) geldi ve içeri girdi. [Abdullah] ona: “Kölelere (rakik) azıklarını verdin mi?” dedi. O: “Hayır” dedi. [Abdullah]: “Git ve onlara ver!” dedi. [Sonra] dedi ki: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kişiye günah olarak, yiyeceğine (geçimine) sahip olduğu kimseden [bunu] kısması yeter!”