1091_2. Hadis
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا أَبُو غَسَّانَ، حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ} قَالَ فَكَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَرَادَ الصَّوْمَ رَبَطَ أَحَدُهُمْ فِي رِجْلَيْهِ الْخَيْطَ الأَسْوَدَ وَالْخَيْطَ الأَبْيَضَ فَلاَ يَزَالُ يَأْكُلُ وَيَشْرَبُ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُ رِئْيُهُمَا فَأَنْزَلَ اللَّهُ بَعْدَ ذَلِكَ { مِنَ الْفَجْرِ} فَعَلِمُوا أَنَّمَا يَعْنِي بِذَلِكَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ .
Bana Muhammed b. Sehl et-Temîmî ve Ebu Bekr b. İshak anlattılar; dediler ki: Bize İbn Ebi Meryem anlattı; bize Ebu Gassân haber verdi; bana Ebu Hâzim, Sehl b. Sa'd (r.a.)'dan (naklen) anlattı. (Sehl) demiştir ki: 'Beyaz iplik siyah iplikten sizin için ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyin, için' [Bakara, 187] ayeti nazil olduğunda, içlerinden oruç tutmak isteyen bir adam (birer adet) siyah iplik ve beyaz iplik alarak ayaklarına bağlardı. Bunların görüntülerini (birbirinden) ayırt edinceye kadar yemeğe ve içmeye devam ederdi. Bundan sonra Allah: 'fecirden yana' kısmını indirdi. (Böylece) bununla ancak gece (karanlığı) ile gündüz (aydınlığının) kastedildiğini anladılar.