1101_2. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، وَعَبَّادُ بْنُ الْعَوَّامِ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنِ ابْنِ أَبِي أَوْفَى، - رضى الله عنه - قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَلَمَّا غَابَتِ الشَّمْسُ قَالَ لِرَجُلٍ " انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ أَمْسَيْتَ . قَالَ " انْزِلْ فَاجْدَحْ لَنَا " . قَالَ إِنَّ عَلَيْنَا نَهَارًا . فَنَزَلَ فَجَدَحَ لَهُ فَشَرِبَ ثُمَّ قَالَ " إِذَا رَأَيْتُمُ اللَّيْلَ قَدْ أَقْبَلَ مِنْ هَا هُنَا - وَأَشَارَ بِيَدِهِ نَحْوَ الْمَشْرِقِ - فَقَدْ أَفْطَرَ الصَّائِمُ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti, bize Alî b. Müshir ve Abbâd b. el-Avvâm, eş-Şeybânî'den, o İbn Ebî Evfâ radıyallâhu anh'dan (naklen) rivayet ettiler; şöyle demiştir: Bir yolculukta Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikteydik. Güneş batınca bir adama: "İndir de bizim için (kavut) karıştır." buyurdu. O zat: "Ey Resûlullah! Akşama girseydiniz (biraz daha bekleseydiniz)." dedi. (Nebi): "İndir de bizim için (kavut) karıştır." buyurdu. O zat: "Daha üzerimizde gündüz (aydınlığı) var." dedi. (Nihayet) o zat indi ve (kavut) karıştırdı, (Nebi) de onu içti; sonra şöyle buyurdu: "Gecenin şuradan —eliyle doğu tarafını işaret ederek— yöneldiğini gördüğünüzde oruçlu iftar etmiş olur."