1145_1. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُضَرَ - عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ بُكَيْرٍ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى سَلَمَةَ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { وَعَلَى الَّذِينَ يُطِيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ} كَانَ مَنْ أَرَادَ أَنْ يُفْطِرَ وَيَفْتَدِيَ . حَتَّى نَزَلَتِ الآيَةُ الَّتِي بَعْدَهَا فَنَسَخَتْهَا .
Bize Kuteybe b. Said anlattı; Bize Bekr -yani İbn Mudar- anlattı; Amr b. el-Haris'ten; Bükeyr'den; Seleme'nin azatlısı Yezid'den; o da Seleme b. el-Ekva' radıyallahu anh'dan; [naklederek] dedi ki: “{ Oruç tutmaya güç yetirebilenler üzerine bir miskini doyuracak kadar fidye vermek vardır } ayeti inince, dileyen iftar eder ve fidye verirdi. Sonunda kendisinden sonraki ayet inip bunu neshetti.”