1184_4. Hadis
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ فَإِنَّ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَخْبَرَنِي عَنْ أَبِيهِ، - رضى الله عنه - قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهِلُّ مُلَبِّدًا يَقُولُ " لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ لَبَّيْكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ إِنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ لَكَ وَالْمُلْكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ " . لاَ يَزِيدُ عَلَى هَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ . وَإِنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ - رضى الله عنهما - كَانَ يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَرْكَعُ بِذِي الْحُلَيْفَةِ رَكْعَتَيْنِ . ثُمَّ إِذَا اسْتَوَتْ بِهِ النَّاقَةُ قَائِمَةً عِنْدَ مَسْجِدِ الْحُلَيْفَةِ أَهَلَّ بِهَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ - رضى الله عنهما - يَقُولُ كَانَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ - رضى الله عنه - يُهِلُّ بِإِهْلاَلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ هَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ وَيَقُولُ لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ وَالْخَيْرُ فِي يَدَيْكَ لَبَّيْكَ وَالرَّغْبَاءُ إِلَيْكَ وَالْعَمَلُ .
Ve bana Harmele b. Yahya anlattı; Bize İbn Vehb haber verdi; Bana Yunus haber verdi; İbn Şihab'dan; [naklederek] dedi ki: Salim b. Abdullah b. Ömer bana babasından haber verdi; o [şöyle] demiştir: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i başının saçlarını [tozdan korunması için] birbirine yapıştırmış bir halde şöyle telbiye getirirken işittim: «Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel-hamde ven-ni'mete leke vel-mülke lâ şerîke lek.» Bu kelimelere başka bir şey eklemezdi.” Abdullah b. Ömer radıyallahu anhuma derdi ki: “Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem Zülhuleyfe'de iki rekat namaz kılardı. Sonra devesi Zülhuleyfe Mescidi'nin yanında doğrulup üzerine yerleştiğinde bu kelimelerle telbiye getirirdi.” Yine Abdullah b. Ömer radıyallahu anhuma şöyle derdi: “Ömer b. el-Hattab radıyallahu anh da Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in şu kelimeleriyle telbiye getirir ve ayrıca şunu söylerdi: «Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke ve sa'deyk, vel-hayru fî yedeyk, lebbeyke ver-rağbâu ileyke vel-amel.»”